Bu rehber kimler için?
Genel bilgilendirmedir; somut dosya ve güncel resmî kaynaklar ayrıca incelenmelidir.
Kaynak ve inceleme kaydına git ↓Giriş
Adi şirket, Türk Borçlar Kanunu’ndaki adıyla adi ortaklık, en az iki kişinin emek veya malvarlığı katkılarını ortak bir amaç için birleştirmeyi üstlendiği sözleşme ilişkisidir. Ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaz. Bu nedenle işin kimin adına yapıldığı, ortakları kimin temsil ettiği ve borcun kimleri bağladığı baştan belirlenmelidir. TBK m.620–645 temel düzenlemeyi içerir.
Nasıl kurulur, yazılı sözleşme gerekli midir?
Adi ortaklık için genel olarak şirket kuruluş tescili ve özel bir sözleşme şekli öngörülmez. Ancak katkının niteliği veya yapılacak işlem ayrı bir şekil şartına bağlı olabilir. Örneğin taşınmaz mülkiyetinin devri, yalnızca ortaklık sözleşmesine “sermaye konuldu” yazılmasıyla tamamlanmaz. Vergi, sicil, meslek ve faaliyet izinlerine ilişkin yükümlülükler de ayrıca incelenir. “Adi ortaklıkta hiçbir resmî işlem gerekmez” genellemesi bu nedenle doğru değildir.
Yazılı sözleşme, tarafların iradesini ve borçlarını ispat bakımından önemlidir. Ortak amaç, işin süresi, katkılar, yönetim ve temsil yetkileri, kazanç ve zarar paylaşımı, kayıt düzeni, ayrılma ve tasfiye koşulları açıkça yazılmalıdır. Sözlü ilişkinin geçerliliği ile bir uyuşmazlıkta nasıl ispat edileceği farklı sorunlardır.
Ortak ne koyabilir, kazanç nasıl paylaşılır?
Katılım payı para, alacak, başka bir mal veya emek olabilir. Aksi kararlaştırılmamışsa paylar ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte, birbirine eşit olmalıdır (TBK m.621).
Kazanç ve zarar bakımından da sözleşmede farklı bir düzenleme yoksa eşit paylaşım esastır; bu sonuç katkıların değerlerinin eşit olmasına bağlı değildir. Yalnız kazanca katılıp zarara katılmama anlaşması, ancak katılım payı olarak yalnız emeğini koyan ortak bakımından geçerlidir (m.623). Bu nedenle “sermayeyi ben verdim, kazanç tamamen bana aittir” sonucu kendiliğinden doğmaz.
Yönetim ve temsil aynı şey midir?
Ortaklık kararları kural olarak oybirliğiyle alınır. Sözleşmeyle çoğunluk usulü benimsenmişse çoğunluk ortak sayısına göre belirlenir. Yönetim başka türlü düzenlenmemişse bütün ortakların yönetim hakkı vardır; olağan dışı işler için kanundaki özel koşullar dikkate alınır (m.624–625).
İç ilişkide yönetici olmak ile üçüncü kişiler karşısında hangi kapsamda imza atabileceği birlikte değerlendirilmelidir. Kendi adına ve ortaklık hesabına işlem yapan ortak, üçüncü kişiye karşı kural olarak kendisi alacaklı ve borçlu olur. Bütün ortaklar adına yapılan işlemde ise temsil hükümleri belirleyicidir. Önemli tasarruf işlemlerine ilişkin özel yetki şartı gözden kaçırılmamalıdır (m.637).
Borçtan bütün ortaklar sorumlu mudur?
Ortakların birlikte veya temsilci aracılığıyla, ortaklık ilişkisi kapsamında üçüncü kişiye karşı üstlendikleri borçlarda, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsil sorumluluk vardır (m.638). Bu, alacaklının kanuni koşullarda borcun tamamı için sorumlu ortaklardan birine başvurabilmesi anlamına gelir. Bir ortağın kişisel ve ortaklığı bağlamayan her borcu otomatik olarak diğer ortaklara yüklenmez. Ortakların kendi aralarındaki paylaşım anlaşması da üçüncü kişiyle kurulan ilişki incelenmeden alacaklıya karşı ileri sürülebilir kabul edilmemelidir.
Adi ortaklığın ayrı tüzel kişiliğinin bulunmaması, ortakların hiçbir koşulda tacir olamayacağı anlamına gelmez. Ticari işletmeyi kendi adına işletme ve TTK m.12’deki diğer durumlar ortaklar yönünden ayrıca değerlendirilir.
Anlaşmazlıkta hangi belgeler önemlidir?
Sözleşme ve ekleri, banka hareketleri, faturalar, ortaklık için alınan mallar, imza ve temsil belgeleri ile kazanç dağıtımı kayıtları bir arada incelenmelidir. Yönetim yetkisi bulunmayan ortağın da bilgi alma, defter ve kayıtları inceleme hakkı vardır; bu hakkı kaldıran sözleşme hükümleri geçersizdir (TBK m.631).
Ortaklığın sona ermesi, devam eden borçları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Sona erme sebebi ve sözleşmedeki devam hükümleri belirlendikten sonra tasfiye, alacakların tahsili, borçların ödenmesi ve kalan değerin paylaşılması ele alınır. Tasfiye konusunda anlaşma yoksa m.644’teki yargısal yollar gündeme gelebilir. Başlangıçta açık bir sözleşme ve düzenli kayıt tutulması, hem iş devam ederken hem ayrılma aşamasında belirsizliği azaltır.
Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?
Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.
- Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü ↗
Adi şirket; Aciz vesikası; Adlî müzaharet · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [1] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ↗
m.12,620–625,631,637–639,644 · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [2] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ↗
m.11–12,16 · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [3] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.
Sorumluluk reddi ve kullanım beyanı
Bu yayın genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye veya dosyaya özgü hukuki görüş, hukuki hizmet ya da sonuç garantisi değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriği okumak, video izlemek, belge oluşturmak veya aracı kullanmak avukatlık ilişkisi kurmaz. Süreli işlemler için bu siteden yanıt veya randevu onayı beklemeyin. Bu beyan emredici mevzuattan doğan ve hukuken sınırlandırılamayan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Yayın ve kullanım ilkeleri ↗MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Av. Mertcan Turan
İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir
Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi