Bu rehber kimler için?
Genel bilgilendirmedir; somut dosya ve güncel resmî kaynaklar ayrıca incelenmelidir.
Kaynak ve inceleme kaydına git ↓Giriş
Ahde vefa, verilen söze ve yapılan sözleşmeye bağlı kalmayı ifade eder. Sözleşmeler hukukunda temel düşünce, geçerli biçimde üstlenilen borçların kararlaştırıldığı şekilde yerine getirilmesidir. Tarafın daha kârlı bir fırsat bulması veya yaptığı anlaşmadan sonradan hoşnut olmaması, tek başına sözleşmeden kurtulma nedeni değildir.
Sözleşmeye bağlılık neyi gerektirir?
Satıcı kararlaştırılan malı, alıcı bedeli; hizmet sağlayan üstlendiği işi, karşı taraf da kararlaştırılan karşılığı yerine getirmekle yükümlü olabilir. Borcun konusu, miktarı, zamanı ve diğer koşulları sözleşmenin bütünü içinde belirlenir. “Sözümü tuttum” denebilmesi için yalnız bir işlem yapılması değil, üstlenilen edime uygun davranılması gerekir.
Örneğin bir işletmenin belirli bedelle mal teslim etmeyi kabul ettikten sonra başka müşteriden daha yüksek teklif alması, ilk sözleşmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık taraflar hukuken geçerli bir değişiklik üzerinde anlaşabilir. Ahde vefa, tarafların sözleşmeyi karşılıklı iradeleriyle değiştirmesini yasaklayan bir ilke değildir.
Her sözleşme hükmüne mutlaka uyulur mu?
Önce sözleşmenin ve ilgili hükmün geçerli olup olmadığı incelenir. TBK m.26, tarafların içeriği kanuni sınırlar içinde belirleyebileceğini söyler. TBK m.27'ye göre emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı ya da konusu imkânsız sözleşmeler kesin hükümsüzdür. Bu nedenle “İmzaladın, her koşulda uygulamak zorundasın” cümlesi doğru bir hukuki değerlendirme değildir.
Ayrıca sözleşmenin türüne göre cayma, fesih, dönme, temerrüt veya ayıp hükümleri bulunabilir. Bu haklardan birinin şartlarına uygun kullanılması, yalnız sözleşmeye bağlılık ilkesine dayanılarak engellenemez. Hakkın varlığı ile kullanılma zamanı ve yöntemi birlikte değerlendirilir.
Koşullar olağanüstü değişirse ne olur?
TBK m.138, aşırı ifa güçlüğünde sözleşmenin uyarlanmasını düzenler. Sözleşme yapılırken öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum, borçludan kaynaklanmamalı; başlangıçtaki koşulları, ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı kılacak derecede borçlu aleyhine değiştirmelidir. Borç henüz ifa edilmemiş veya aşırı güçlükten doğan haklar saklı tutularak ifa edilmiş olmalıdır.
Bu şartlar varsa hâkimden uyarlama istenebilir. Uyarlama mümkün değilse dönme; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak fesih gündeme gelir. Her fiyat artışı, gelir azalması veya maliyet değişimi bu sonucu otomatik doğurmaz. Kanundaki koşulların somut sözleşmeye etkisi gösterilmelidir.
İfa güçlüğü ile imkânsızlık aynı mı?
Hayır. TBK m.136, borcun borçluya yüklenemeyen sebeple ifasının imkânsızlaşmasını; m.138 ise ifa mümkün olsa da olağanüstü ağırlaşmasını ele alır. Hangi durumun bulunduğu sonuçları değiştirir. “Artık zorlanıyorum” açıklaması tek başına borcun sona erdiğini göstermez.
Sözleşmeden ayrılmak veya koşullarını değiştirmek isteyen kişi; sözleşmeyi, eklerini, ödeme ve teslim kayıtlarını, değişikliğin tarihini ve yapılan bildirimleri birlikte değerlendirmelidir. Genel bilgilendirme niteliğindeki bu açıklama, belirli bir sözleşmede ödemeyi veya ifayı tek taraflı durdurma önerisi değildir.
Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?
Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.
- Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü ↗
Ahkâmı huzuriyye; Ahde vefa; Aciz; Aciz vesikası · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [1] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
- 6098 sayılı Kanun, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat konsolide metni ↗
m.26,27,136,138 · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [2] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.
Sorumluluk reddi ve kullanım beyanı
Bu yayın genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye veya dosyaya özgü hukuki görüş, hukuki hizmet ya da sonuç garantisi değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriği okumak, video izlemek, belge oluşturmak veya aracı kullanmak avukatlık ilişkisi kurmaz. Süreli işlemler için bu siteden yanıt veya randevu onayı beklemeyin. Bu beyan emredici mevzuattan doğan ve hukuken sınırlandırılamayan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Yayın ve kullanım ilkeleri ↗MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Av. Mertcan Turan
İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir
Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi