Bu rehber kimler için?
Genel bilgilendirmedir; somut dosya ve güncel resmî kaynaklar ayrıca incelenmelidir.
Kaynak ve inceleme kaydına git ↓Giriş
İlamsız icra, alacaklının önceden bir mahkeme hükmü almadan başlatabildiği takip yollarını ifade eder. En sık karşılaşılan türü, para ve teminat alacakları için genel haciz yoluyla takiptir. Başvuru yapılması, alacağın mahkemece ispatlandığı anlamına gelmez; borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz etme hakkı vardır. Bu rehber genel haciz yolunu anlatır. Kambiyo senetlerine özgü takip, kira tahliyesi ve diğer özel yolların süreleri ayrıca değerlendirilir. [1]
Hangi alacaklar için kullanılabilir
Genel haciz yolunun temel konusu para ödenmesi veya teminat verilmesidir. Sözleşme bedeli, ödünç para veya fatura alacağı gibi talepler, kendi hukuki şartları ve özel takip sınırlamaları içinde incelenir. Bir taşınırın teslimi, işin yapılması veya bütün tahliye talepleri aynı usulle takip edilemez. Kiralanan taşınmazlar için kanunun izin verdiği ilamsız tahliye yolları ayrı düzenlenmiştir. [1, m.42, 269 ve devamı, 272 ve devamı]
Rehinle temin edilen alacaklarda önce rehne başvurma kuralı ve m.45’teki istisnalar önemlidir. Yabancı devlete karşı ve idari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yapılamaz. Konkordato mühleti, iflas ve diğer takip engelleri de ayrıca kontrol edilir. Alacağın henüz istenebilir olmaması veya yanlış takip yolu seçilmesi, takip ve dava giderleri bakımından risk doğurabilir. [1, m.42, 45, 294]
Belge olmadan takip başlatılabilir mi
Genel haciz takibinin başlangıcında her alacak için mahkeme kararı veya belirli türde senet şartı aranmaz. Senet yoksa takip talebinde borcun sebebi gösterilir. Buna karşılık alacak belgeye dayanıyorsa İİK m.58 uyarınca belge veya onaylı örneklerinin dosyaya verilmesi gerekir; m.61 gereğince onaylı bir örnek ödeme emrine eklenir. “Belge başlangıçta her durumda zorunlu değildir” ifadesi, var olan dayanak belgenin hiç sunulmayacağı anlamına gelmez. [1]
Borçlu itiraz ederse alacaklının sonraki başvuruda ispat sorunu ortaya çıkar. Bu nedenle sözleşme, fatura, teslim kayıtları, banka dekontları ve yazışmaların baştan incelenmesi gerekir. İcra dairesinin ödeme emri düzenlemesi, borcun gerçekten var olduğuna ilişkin kesin hüküm değildir.
Takip nasıl başlatılır
Önce borçlu, alacak tutarı, faiz talebi, muacceliyet, belge ve uygun takip yolu belirlenir. Ardından yetkili icra dairesine takip talebi verilir. Genel yetki kuralları yanında sözleşme ve özel yetki hükümleri dikkate alınır; bütün dosyalar için yalnız tek bir şehir kuralı kurulamaz. İİK m.50, yetkiye ilişkin kuralların kıyasen uygulanmasını ve sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesini de düzenler. [1]
Takip talebinde taraf ve temsil bilgileri, bilinen kimlik/adres bilgileri, Türk parasıyla tutar, faiz ve başlangıç tarihi, yabancı para varsa talep edilen kur tarihi, borcun sebebi ve takip yolu gösterilir. Kanun yazılı, sözlü veya elektronik başvuruya imkân tanır. Elektronik işlemin gerçekten tamamlandığı ve dosyaya kaydedildiği doğrulanmalıdır. Taslak hazırlanması veya sıradan e-posta gönderilmesi, geçerli takip talebiyle aynı değildir. [1, m.58]
Harç ve masraflar takip türü, tutarı ve istenen işlemlere göre hesaplanır. Başlangıç giderleriyle sonraki haciz, satış, bilirkişi ve tebligat giderleri ayrı olabilir. Avukatla yapılan sözleşmedeki ücret ile tarifeye göre karşı tarafa yükletilebilecek ücret de farklıdır. Somut dosya ve güncel tarifeler görülmeden sabit bir “2026 icra masrafı” verilemez. [1, m.59; 3, 4]
Ödeme emri geldiğinde ne olur
İcra dairesi kanuni şartları taşıyan takip talebi üzerine ödeme emri düzenler. Genel haciz yolunda borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borç ve masrafları ödeyebilir veya ilgili itirazlarını icra dairesine bildirebilir. İmza inkârı ayrıca ve açıkça belirtilmelidir. Ödeme emrindeki mal beyanı ve diğer ihtarlar da gözden geçirilmelidir. [1, m.60–62]
Gün olarak belirlenen sürede tebliğ günü hesaba katılmaz. Son gün resmî tatile gelirse kanundaki uzama kuralı uygulanır. Elektronik tebligatta, belgenin elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda tebliğ yapılmış sayılması kuralı vardır. Bu nedenle SMS’in geldiği gün, dosyanın ekranda görüldüğü gün ve hukuki tebliğ tarihi karıştırılmamalıdır. [1, m.19; 2, m.7/a]
İtiraz takibi nasıl etkiler
Süresinde yapılan itiraz, genel haciz takibini itiraz edilen bölüm yönünden durdurur. Kısmi itirazda itiraz edilen kısmın ve tutarın açıkça gösterilmesi gerekir; itiraz edilmeyen bölüm için takibe devam edilebilir. Sadece alacaklıya telefon etmek, pazarlık yapmak veya ödeme planı istemek icra dairesine itirazın yerine geçmez. [1, m.62, 66]
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Uygun belge varsa, yine itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bunlar aynı başvuru değildir; görevli mahkeme, ispat araçları ve sonuçları farklıdır. İtirazın iptalinde görev ve dava şartı arabuluculuk, alacağın dayandığı ilişkiye göre ayrıca incelenir. Bir yıllık sürenin geçirilmesi, genel hükümlere göre alacak davasının her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez; zamanaşımı ve diğer koşullar saklıdır. [1, m.67–68/a]
İtiraz eden herkes otomatik olarak icra inkâr tazminatı ödemez. Talep, itirazın haksızlığı, alacağın niteliği ve diğer kanuni/içtihadi koşullar birlikte değerlendirilir. Alacaklının haksız ve kötü niyetli takibi de ayrı tazminat riskine yol açabilir. [1, m.67]
İtiraz edilmezse bütün mallar hemen haczedilir mi
İtiraz edilmemesi ve ödeme yapılmaması, takip hukukunda kesinleşme ve haciz isteme aşamasına geçilmesine yol açabilir. Bunun için alacaklının talebi ve icra organlarının işlemleri gerekir; bütün malvarlığı aynı anda kendiliğinden haczedilmez. Haczedilemeyen veya kısmen haczedilebilen mal ve gelirler, ölçülülük ve konutta haciz gibi özel kurallar ayrıca uygulanır. [1, m.78–83]
İtiraz süresinin kaçması, gerçekte var olmayan bir borcu maddi hukuk bakımından kesin borca dönüştürmez. Koşulları varsa gecikmiş itiraz, usulsüz tebligata ilişkin şikâyet, menfi tespit veya ödenen paranın geri alınması için istirdat yolları değerlendirilebilir. Bunların süresi, şartı ve takibi durdurma etkisi birbirinden farklıdır; sırf dava açılması takibi otomatik olarak durdurmaz. [1, m.16, 65, 72; 2, m.32]
İlamlı icradan temel farkı nedir
İlamlı icra bir mahkeme hükmüne veya kanunun ilam niteliği tanıdığı belgeye dayanır; yalnız para dışındaki taleplere özgü değildir. Para alacağı da ilamlı takibe konu olabilir. Borçlunun savunma yolları, genel hacizdeki yedi günlük borca itirazla aynı değildir; hükümden sonraki ödeme, erteleme, zamanaşımı veya diğer sebepler kendi hükümlerine göre incelenir. “İlamlı icrada hiçbir başvuru yapılamaz” ifadesi de yanlıştır. [1, m.32–38]
İlamsız takip, her durumda daha hızlı veya tahsilatı garantili bir yol olarak görülmemelidir. Alacaklı için belge ve takip yolu, borçlu için takip türü ve tebliğ tarihi ilk kontrol noktalarıdır. Bu metin 8 Ekim 2026’da kontrol edilen kaynaklara dayanan genel bilgilendirmedir.
Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?
Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ↗
m.16, m.19, m.32–38, m.42, m.45, m.50, m.58–68/a, m.72, m.78–83, m.269 ve devamı, m.272 ve devamı, m.294 · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [1] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu ↗
m.7/a, m.32 · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [2] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
- 492 sayılı Harçlar Kanunu ↗
m.23, m.28–29, İcra ve iflas harçları tarifesi; sabit tutar verilmedi · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [3] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ↗
m.164 · Kaynak kaydı: 2026-10-08
- Kaynak paketindeki [4] numaralı atıf
Paketin kayıtlı kapsamı ile sınırlı; bağımsız güncel hukuk ve erişim QA'sı bekleniyor.
Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.
Sorumluluk reddi ve kullanım beyanı
Bu yayın genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye veya dosyaya özgü hukuki görüş, hukuki hizmet ya da sonuç garantisi değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriği okumak, video izlemek, belge oluşturmak veya aracı kullanmak avukatlık ilişkisi kurmaz. Süreli işlemler için bu siteden yanıt veya randevu onayı beklemeyin. Bu beyan emredici mevzuattan doğan ve hukuken sınırlandırılamayan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Yayın ve kullanım ilkeleri ↗MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Av. Mertcan Turan
İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir
Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi