Bu rehber kimler için?
Konuya özel genel bilgilendirme; somut olay, karar tarihi ve güncel özel usul ayrıca değerlendirilir.
Kaynak ve inceleme kaydına git ↓Konuya özel açıklama
Menfi tespit davası, bir borcun bulunmadığının mahkemece belirlenmesi için açılır. Dava açmak tek başına icra takibini durdurmaz. İcra ve İflas Kanunu m.72 bakımından en önemli ayrım, davanın icra takibinden önce mi sonra mı açıldığıdır. [1]
Takipten önce açılan dava
Henüz takip başlamamışsa, borç iddiası nedeniyle hukuki durumunuzun gerçekten belirsizlik veya tehlike altında bulunduğunu göstermeniz gerekir. Güncel hukuki yararı bulunan kişi, borçlu olmadığının tespitini ve koşulları varsa takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir isteyebilir. Mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde 15'inden az olmayan teminat karşılığında bu tedbire karar verebilir. Teminatın yatırılması tek başına tedbir kararı değildir. [1]
Takip başladıktan sonra açılan dava
İİK m.72/3'ün genel kuralına göre, takipten sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbirle takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak üzere alacağın yüzde 15'inden az olmayan teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu koruma, haciz ve satış işlemlerinin bütünüyle durduğu anlamına gelmez. [1, 2]
Örneğin takip başladıktan sonra sadece yüzde 15 teminat yatırılması, evin veya aracın satışını kendiliğinden önlemez. Talep edilecek korumanın kapsamı, icra dosyasındaki para ve malların durumu ile özel itiraz veya şikâyet yolları birlikte incelenmelidir. Sahtelik ve imza inkârı gibi özel iddialarda ilgili takip türünün kuralları ayrıca değerlendirilir.
Ödeme emri geldiyse dava açmayı beklemeyin
Menfi tespit davası, ödeme emrindeki itiraz ve şikâyet sürelerinin yerine geçmez. İlk iş; takip türünü, ödeme emrini, tebliğ belgesini, sözleşme veya senedi ve ödeme kayıtlarını bir araya getirmektir. Borcun hiç doğmadığı iddiasıyla borcun ödendiği iddiasının ispatı aynı değildir. Sadece zamanaşımı ileri sürülüyorsa borcun varlığı ile dava veya takip yoluyla istenebilirliği ayrımı da gözetilmelidir.
Görevli mahkeme ve arabuluculuk
Davanın hangi mahkemede açılacağı borcun kaynağına göre belirlenir. Kira, tüketici veya ticari ilişki aynı görev kurallarına tabi değildir. Ticari davalarda konusu bir miktar para olan menfi tespit ve istirdat talepleri TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuğa tabidir. Diğer ilişki türlerinde de kendi dava şartları kontrol edilmelidir. [3, 4]
Dava kazanılırsa veya borç ödenirse
Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip derhal durur. İcranın karara uygun biçimde kısmen veya tamamen eski hâline getirilmesi ise hükmün kesinleşmesi üzerine gerçekleşir. Bu nedenle dava kabul edildiği anda bütün hacizlerin mutlaka kalktığı söylenemez. Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ayrıca anlaşılırsa ve talep varsa, kanundaki koşullarla borçlu lehine en az yüzde 20 tazminat gündeme gelebilir. [1]
Dava sırasında ödeme yapılması, koşullarına göre davanın istirdat, yani paranın geri alınması davası olarak sürmesini gerektirebilir. İİK m.72/7 kapsamındaki bağımsız istirdat davasında, takip nedeniyle borçlu olunmayan paranın tamamen ödendiği tarihten başlayan bir yıllık süre önemlidir. Hangi ödemenin hangi koşulda yapıldığı ayrıca incelenmelidir. [1, 2]
Bu metin genel bilgilendirmedir. Tedbirin kapsamı ve gereken teminat, takip ve dava belgeleri görülerek belirlenmelidir.
Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?
Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, güncel resmî konsolide m. 72 ↗
Onaylı kaynak kaydı · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- Onaylı konu metninin kaynak çerçevesi
Kaynak inceleme kaydı parent tarafından sağlandı;bu yerel entegrasyon yeni bağımsız hukukçu incelemesi değildir.
- Yargıtay HGK resmî UYAP kararı, İİK m. 72 metni ve uygulanması ↗
Onaylı kaynak kaydı · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- Onaylı konu metninin kaynak çerçevesi
Kaynak inceleme kaydı parent tarafından sağlandı;bu yerel entegrasyon yeni bağımsız hukukçu incelemesi değildir.
- AYM E.2024/142, K.2025/97, 22.04.2025 ↗
Onaylı kaynak kaydı · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- Onaylı konu metninin kaynak çerçevesi
Kaynak inceleme kaydı parent tarafından sağlandı;bu yerel entegrasyon yeni bağımsız hukukçu incelemesi değildir.
- Yargıtay HGK resmî UYAP kararı, görev ayrımları ↗
Onaylı kaynak kaydı · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- Onaylı konu metninin kaynak çerçevesi
Kaynak inceleme kaydı parent tarafından sağlandı;bu yerel entegrasyon yeni bağımsız hukukçu incelemesi değildir.
- 6102 sayılı TTK, güncel resmî m. 5/A ↗
Onaylı kaynak kaydı · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- Onaylı konu metninin kaynak çerçevesi
Kaynak inceleme kaydı parent tarafından sağlandı;bu yerel entegrasyon yeni bağımsız hukukçu incelemesi değildir.
Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.
Sorumluluk reddi ve kullanım beyanı
Bu yayın genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye veya dosyaya özgü hukuki görüş, hukuki hizmet ya da sonuç garantisi değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriği okumak, video izlemek, belge oluşturmak veya aracı kullanmak avukatlık ilişkisi kurmaz. Süreli işlemler için bu siteden yanıt veya randevu onayı beklemeyin. Bu beyan emredici mevzuattan doğan ve hukuken sınırlandırılamayan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Yayın ve kullanım ilkeleri ↗MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Av. Mertcan Turan
İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir
Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi