Bu rehber kimler için?
Genel bilgilendirmedir. Somut olayın belgeleri, tarihleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve inceleme kaydına git ↓Konuya özel açıklama
Sosyal medyada yapılan bir paylaşım, yorum veya gönderilen özel mesaj ceza sorumluluğu doğurabilir. Ancak bir sözün kırıcı bulunması, bir haberin yanlış çıkması ya da paylaşımın çok kişiye ulaşması tek başına suçun oluştuğunu göstermez. İçerik, bağlam, hedef alınan kişi, paylaşımı yapan kişinin kastı ve ilgili suçun kanuni şartları birlikte incelenir.
Bu yazı, 7 Ekim 2026 tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemelere göre hakaret, tehdit, özel hayat, kişisel veriler ve kamu barışına karşı suçlar bakımından temel ayrımları açıklamaktadır. Olayın tarihi önemlidir; sonradan yapılan değişiklikler ve geçiş hükümleri eski dosyalarda ayrıca değerlendirilir.
Sosyal medyada hakaret hangi durumlarda suç oluşturur?
TCK m.125, kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliğindeki somut fiil veya olgu isnatlarını ve sövmeyi düzenler. Suçun temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Mağduru muhatap alan yazılı, sesli ya da görüntülü bir ileti de aynı hüküm kapsamında değerlendirilebilir.
Eleştiri, bir hizmetten duyulan memnuniyetsizliğin açıklanması ve kamusal bir tartışmaya katılma, kullanılan her sert söz nedeniyle hakaret sayılmaz. İfadenin bütününe, tartışmanın konusuna, kime yöneltildiğine ve kişisel saldırı içerip içermediğine bakılır. Bir cümleyi konuşmanın öncesinden ve sonrasından ayırarak değerlendirmek yanıltıcı olabilir.
Kişinin adı yazılmasa da paylaşımın kime yöneldiği tereddütsüz anlaşılabiliyorsa TCK m.126 uyarınca mağdur belirlenmiş sayılabilir. Mağdurun yokluğunda hakaret bakımından aranan en az üç kişiyle ihtilat şartı ile hakaretin alenen işlenmesi farklı konulardır. Herkese açık bir gönderi ile doğrudan gönderilen özel mesaj bu nedenle aynı şekilde değerlendirilmez.
Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi m.125/3'te sayılan hâllerde ise cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Bir kişinin kamu görevlisi olması, ona yöneltilen her sözün kendiliğinden görevinden dolayı söylendiği anlamına gelmez.
Açık hesap ve kapalı grup aleniyet bakımından nasıl değerlendirilir?
Aleniyette, paylaşımın belirsiz sayıdaki kişilerce algılanabilme imkânı önem taşır. Herkese açık hesap veya yorum alanı bu yönden güçlü bir göstergedir. Kapalı hesaplar ve gruplarda ise erişim koşulları, grubun yapısı ve paylaşımın ulaşabileceği çevre incelenir. Yalnızca platformun adına veya takipçi sayısına bakılarak sonuç çıkarılmaz.
Aleniyetin etkisi her suçta aynı değildir. Hakarette açık bir artırım hükmü vardır. Tehdit suçunda ise sırf paylaşımın herkese açık yapılmasına bağlanan genel bir aleniyet artırımı bulunmaz. Tehdidin nitelikli hâlleri TCK m.106/2'de ayrıca sayılmıştır.
Sosyal medyada tehdit nasıl oluşur?
Bir kişiye kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına saldırılacağının bildirilmesi TCK m.106 kapsamında değerlendirilebilir. Bunun için sözün ve davranışın somut koşullarda tehdit niteliği taşıması gerekir. Mesajların bütünü, tarafların ilişkisi, önceki olaylar ve bildirilen saldırının ciddiyeti önemlidir. Sadece mağdurun korktuğunu söylemesi de korkmadığını belirtmesi de incelemeyi tek başına sonuçlandırmaz.
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidin temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Bu suç kadına karşı işlendiğinde alt sınır dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı bakımından büyük bir zarar veya başka bir kötülük tehdidinde, mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelir.
Silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte veya kanunda belirtilen diğer nitelikli biçimlerde işlenen tehditte ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Bir hesabın takma ad kullanması, tek başına bütün nitelikli hâllerin oluştuğunu göstermez; eylemin m.106/2'deki şartlarla örtüşmesi gerekir.
Fotoğraf, telefon numarası ve yazışma paylaşmak suç olabilir mi?
Paylaşılan şeyin niteliği, hangi hükmün uygulanacağını belirler:
- Özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK m.134/1'de düzenlenir. Temel ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir; ihlal görüntü veya ses kaydı yoluyla gerçekleşirse ceza bir kat artırılır.
- Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmenin cezası m.134/2 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Özel hayatın ihlali yalnızca görüntü veya ses yayımlamaktan ibaret değildir.
- Kişisel verileri hukuka aykırı biçimde başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek m.136 kapsamında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası gerektirir. Telefon numarası, adres ve kimlik bilgileri, olayın koşullarına göre bu kapsamda olabilir.
- Özel mesajların ve yazışmaların açıklanmasında haberleşmenin gizliliğine ilişkin m.132 de değerlendirilir. Yazışmanın tarafı olmak, içeriği sınırsız biçimde yayımlama yetkisi vermez.
Rızanın bulunup bulunmadığı ve kapsamı önemlidir; fakat hukuka aykırılık incelemesi yalnızca rıza sorusuna indirgenemez. Verinin daha önce internette bulunması da onu her amaçla yeniden yayımlamayı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Bir şikâyeti delillendirmek için yetkili makama sınırlı bilgi sunmakla aynı bilgiyi sosyal medyada yaymak farklı işlemlerdir.
Yanlış bilgi paylaşmak her zaman suç mudur?
TCK m.217/A'daki halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu bakımından, bilginin yanlış olması tek başına yeterli değildir. Kanuni tanımın birlikte aradığı şartlar şunlardır:
- Ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlıkla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgi bulunması
- Bu bilginin alenen yayılması
- Yaymanın kamu barışını bozmaya elverişli olması
- Failin sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle hareket etmesi
Temel ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Suçun gerçek kimlik gizlenerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Bir görüş açıklaması, yorum veya doğruluğu tartışmalı her ifade bu suçla aynı tutulamaz. Paylaşımın basın ve yayın yoluyla yapılmasının etkisi ile haber verme ve eleştiri sınırlarına ilişkin TCK m.218 de olayın niteliğine göre incelenir.
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile aşağılamanın şartları nelerdir?
TCK m.216'nın üç fıkrası aynı koşulları taşımaz. İlk fıkra, kanunda belirtilen farklılıklara sahip bir halk kesiminin diğer kesim aleyhine alenen kin ve düşmanlığa tahrik edilmesini ve bunun kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike doğurmasını arar. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
İkinci fıkra, halkın bir kesiminin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanılarak alenen aşağılanmasını düzenler; ceza altı aydan bir yıla kadar hapistir. Üçüncü fıkrada ise halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerlerin alenen aşağılanmasının kamu barışını bozmaya elverişli olması aranır ve aynı ceza aralığı öngörülür. Bu ayrımlar gözetilmeden her tartışmalı paylaşım için aynı suç adı kullanılamaz.
Paylaşımı yeniden göndermek veya hesabı silmek sonucu değiştirir mi?
Başkasının yazdığını yeniden paylaşmak, içeriğin yayılmasına katkı sağlayabilir. Bunun ceza sorumluluğu doğurup doğurmayacağı; ilgili suçun unsurlarına, kişinin kastına, eklediği yoruma ve paylaşımın bağlamına bağlıdır. Bir içeriği eleştirmek için sınırlı olarak aktarmakla onu benimseyerek yaymak aynı değerlendirmeyi gerektirmeyebilir. Beğeni, alıntı ve yeniden paylaşım için tek bir otomatik sonuç yoktur.
Hesabın bir kişi adına kayıtlı olması, tartışmalı işlemi mutlaka onun yaptığını tek başına kanıtlamaz. Hesap kullanımı, erişim kayıtları ve diğer deliller birlikte araştırılır. Gönderinin sonradan silinmesi de daha önce gerçekleşmiş olabilecek bir suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Şikâyet, önödeme ve uzlaştırmada güncel durum nedir?
Hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi dışında, kural olarak şikâyete bağlıdır. Genel şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Şikâyete bağlı hakarette ayrıca fiilin gerçekleşmesinden itibaren iki yıllık üst sınır vardır. Ancak bu sınırı getiren düzenlemenin 14 Kasım 2024 tarihinde zaten soruşturma veya kovuşturma aşamasına geçmiş dosyalar için geçiş istisnası bulunur.
25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren değişiklik sonrasında TCK m.125'teki hakaret, üçüncü fıkranın kamu görevlisine görevinden dolayı hakareti düzenleyen (a) bendi hariç, önödeme kapsamındadır. Güncel CMK m.253/3 uyarınca hakaret için uzlaştırma yoluna gidilemez. Önödeme, mağdurla pazarlık veya mağdura ödeme yöntemi değildir; yetkili makamın bildirdiği kanuni tutarın ve giderlerin süresinde ödenmesine bağlı ayrı bir usuldür. Beş yıl içinde aynı suçun tekrar işlenmesine ilişkin sınırlama ve diğer kanuni koşullar ayrıca kontrol edilir.
Değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte uzlaşmanın zaten sağlandığı soruşturma veya kovuşturma dosyaları için CMK geçici m.8'de özel koruma vardır. Bu nedenle eski bir dosyada yalnızca bugünkü hükme bakılarak önceki uzlaşmanın geçersiz olduğu söylenemez.
TCK m.106/1 kapsamındaki tehditler ise kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. Aynı mağdura karşı önödeme kapsamındaki hakaret ile uzlaştırma kapsamındaki tehdidin birlikte işlendiği durumda, güncel düzenleme tehdit yönünden uzlaştırma uygulanmasına imkân tanır. Her tehdit biçimi uzlaştırmaya girmez; suçun hangi fıkraya uyduğu ve dosyadaki diğer fiiller incelenir. TCK m.136 kapsamındaki kişisel veri suçu ise şikâyete bağlı değildir.
Mağdur veya şüpheli hangi bilgileri korumalıdır?
İçeriğin bağlantısı, hesap adı ve mümkünse hesap kimliği, tarih ve saat, konuşmanın bütünü ve özgün dosyalar korunmalıdır. Ekran görüntüsü yararlıdır; ancak içeriğin gerçekten yayımlandığı, değiştirilip değiştirilmediği ve kim tarafından paylaşıldığı konusunda başka deliller de gerekebilir. Delilleri kırpmak, üzerlerine yazı eklemek veya hesabı silmek incelemeyi güçleştirebilir.
Şikâyet veya ihbar Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yapılabilir. Başvuruda olayın kronolojisi, paylaşımın neden hukuka aykırı görüldüğü ve mevcut deliller anlaşılır biçimde belirtilmelidir. Platforma içerik kaldırma bildirimi yapmak, ceza şikâyetinin yerine geçmez. Acil saldırı tehlikesi varsa önce güvenliğe ilişkin yardım istenmelidir.
Savcılık lehe ve aleyhe delilleri toplar. Yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenir; kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar. Şüpheli veya sanık olmak suçun sabit olduğu anlamına gelmez. Bu yazı genel bilgilendirme içindir; belirli bir paylaşımın hukuki sonucu, tüm kayıtlar ve olay tarihi görülerek değerlendirilmelidir.
Hukuki dayanaklar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7, 21, 73, 75, 106, 125–126, 131–132, 134, 136, 139, 216, 217/A ve 218; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.2, 158, 160, 170, 175, 253–254 ve geçici m.7–8. Ceza ve usul değişiklikleri bakımından 7531, 7550 ve 7571 sayılı kanunlar dikkate alınmıştır. Güncellik kontrolü: 7 Ekim 2026.
Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?
Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu güncel resmî tam metin ↗
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu güncel resmî tam metin · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu güncel resmî tam metin ↗
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu güncel resmî tam metin · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- 7550 sayılı Kanun TBMM kabul edilen tam metni ↗
7550 sayılı Kanun TBMM kabul edilen tam metni · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- 7571 sayılı Kanun TBMM kabul edilen tam metni ↗
7571 sayılı Kanun TBMM kabul edilen tam metni · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- 7593 sayılı Kanun TBMM kabul edilen tam metni ↗
7593 sayılı Kanun TBMM kabul edilen tam metni · Kaynak kaydı: 2026-10-07
Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.
Sorumluluk reddi ve kullanım beyanı
Bu yayın genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye veya dosyaya özgü hukuki görüş, hukuki hizmet ya da sonuç garantisi değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriği okumak, video izlemek, belge oluşturmak veya aracı kullanmak avukatlık ilişkisi kurmaz. Süreli işlemler için bu siteden yanıt veya randevu onayı beklemeyin. Bu beyan emredici mevzuattan doğan ve hukuken sınırlandırılamayan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Yayın ve kullanım ilkeleri ↗MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Av. Mertcan Turan
İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir
Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi