Bu rehber kimler için?
Genel bilgilendirmedir. Somut olayın belgeleri, tarihleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve inceleme kaydına git ↓Konuya özel açıklama
Tacir sıfatı; ticaret siciline kayıt, ticaret unvanını kullanma, ticari defter tutma ve işletmeye ilişkin belgeleri saklama gibi yükümlülükler doğurur. Ticari faaliyetlerde beklenen özen düzeyi, bazı bildirimlerin yapılma biçimi ve iflasa tabi olma da bu sıfatın önemli sonuçlarıdır.
Ancak bütün tacirlerin aynı şirket türünde olduğu veya her şirket ortağının şirket borçlarından sınırsız sorumlu tutulduğu söylenemez. Önce tacirin kim olduğu, ardından işlemin niteliği ve uygulanacak özel hüküm belirlenmelidir.
Tacir kimdir?
Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişi tacirdir. Kanun, işletmenin açıldığını ilan etme veya ticaret siciline tescil ettirip ilan etme gibi bazı durumlarda fiilen faaliyete başlanmamış olsa bile tacir sayılmayı da düzenler. Ticari işletme açmış gibi işlem yapan kişiler açısından ise iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumluluk gündeme gelebilir.
TTK m.16 uyarınca ticaret şirketleri de tacirdir. Dernek, vakıf ve kamu bağlantılı kuruluşlar bakımından maddedeki şartlar ve istisnalar ayrıca incelenir. Bir anonim veya limited şirkete ortak olmak ya da o şirkette müdürlük yapmak, kişiyi yalnızca bu nedenle şirketle aynı anlamda tacir hâline getirmez. Şirketin tüzel kişiliği ile ortağın veya yöneticinin kişiliği ayrı tutulmalıdır.
Ticaret unvanı ve sicil kaydı nasıl kullanılmalı?
TTK m.18, kanuna uygun bir ticaret unvanı seçilmesini ve ticari işletmenin ticaret siciline tescilini temel yükümlülükler arasında sayar. TTK m.40'a göre ticari işletme ve seçilen unvan, işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Şirket kuruluşları ve belirli işlemler bakımından özel hükümler ayrıca uygulanır.
Unvan yalnızca kayıt sırasında kullanılan bir bilgi değildir. Tacir, işletmesiyle ilgili işlemleri bu unvanla yapmalı ve ilgili belgeleri unvanı altında imzalamalıdır. Tescil edilen unvanın işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı biçimde yazılması gerekir (TTK m.39).
İşletmeye ilişkin ticari mektuplarda ve defter kayıtlarının dayanağı olan belgelerde sicil numarası, ticaret unvanı ve işletme merkezi gösterilir. İnternet sitesi oluşturma yükümlülüğü varsa tescil edilen site adresi de yer alır. Şirketin internet sitesinde yayımlanacak bilgiler için şirket türüne göre ilave kurallar bulunur. Fatura, teklif ve sözleşmelerde yalnızca marka veya mağaza adının kullanılması, işlemin tarafını belirlemeyi güçleştirebilir.
Basiretli davranma yükümlülüğü ne anlama gelir?
TTK m.18/2, tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli davranmasını ister. Uygulamada bu; sözleşmenin mali ve hukuki sonuçlarını değerlendirmeyi, teslim ve ödeme imkânlarını araştırmayı, makul ticari riskleri hesaba katmayı ve işletmenin kayıtlarını düzenli takip etmeyi gerektirir.
Örneğin tedarik sözleşmesinde teslim tarihini kabul eden tacir, üretim kapasitesini ve olağan tedarik sürelerini dikkate almalıdır. Faturaların veya hukuki bildirimlerin hangi çalışan tarafından alındığının izlenmemesi de işletmenin iç sorunu olmaktan çıkıp uyuşmazlıkta önem kazanabilir.
Bu ölçüt, tacirin her zarardan mutlaka sorumlu olduğu veya olağanüstü olaylardan hiçbir zaman yararlanamayacağı anlamına gelmez. Borca aykırılık, kusur, sözleşme hükümleri ve uygulanacak özel düzenlemeler ayrı değerlendirilir. Basiretli davranma yükümlülüğü, somut olay incelenmeden sonuç garantisi veren bir kural gibi kullanılmamalıdır.
Ticari defterler ve belgeler ne kadar saklanır?
TTK m.64, ticari işlemlerin, işletmenin mali durumunun, borç ve alacak ilişkilerinin izlenebilir biçimde kaydedilmesini gerektirir. Tutulacak defterler ve onay usulleri; tacirin türüne, şirket yapısına, defterin niteliğine ve elektronik defter düzenlemelerine göre belirlenir. Her tacirin aynı adla bir “karar defteri” tutacağı şeklinde tek bir liste verilemez.
Defter tutmak kadar dayanak belgeleri korumak da önemlidir. TTK m.82'de sayılan defterler, finansal belgeler, ticari yazışmalar ve kayıt dayanakları kural olarak on yıl saklanır. Süre, ilgili kaydın yapıldığı veya belgenin oluştuğu takvim yılının bitiminden başlar. Diğer mevzuattaki yükümlülükler ve özel durumlar ayrıca gözetilmelidir.
Yangın, su baskını, deprem veya hırsızlık gibi kanunda belirtilen nedenlerle saklanması gereken defter ve belgeler kaybolursa, tacir kaybı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde yetkili mahkemeden zayi belgesi isteyebilir (TTK m.82/7). Kaybın yalnızca muhasebeciye bildirilmesi, bu yargısal başvurunun yerine geçmez.
2026 yılında elektronik defter bakımından ne değişti?
Ticaret Bakanlığının açıkladığı düzenlemeye göre 1 Ocak 2026'dan itibaren kuruluşu ticaret siciline tescil edilen şirketlerin pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri Elektronik Ticari Defter Sistemi'nde tutulur. Kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabi olup zorunluluk kapsamında bulunan şirketlerin geçiş süresi de 1 Ocak 2026'da sona ermiştir. Yönetim kurulu karar defterinin elektronik tutulması tercihe bırakılmıştır.
Bu sistem, muhasebe kayıtları için uygulanan e-Defter düzenlemeleriyle aynı kapsamda değildir. Şirketin hangi defterleri hangi ortamda tutacağı belirlenirken kuruluş tarihi ve tabi olduğu düzenleme ayrı kontrol edilmelidir.
İhtarlar ve sözleşmeyi sona erdiren bildirimler nasıl yapılır?
TTK m.18/3, tacirler arasında karşı tarafı temerrüde düşürme, sözleşmeyi feshetme veya sözleşmeden dönme bildirimleri için noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta yollarını düzenler.
Bu hüküm bütün ticari yazışmaların aynı biçimde yapılacağı anlamına gelmez. Ancak hukuki sonuç doğurması amaçlanan bir bildirimi yalnızca olağan e-posta veya mesajlaşma uygulaması üzerinden göndermek; içerik, muhatap, yetki, ulaşma tarihi ve ispat bakımından sorun yaratabilir. Bildirimin türü, sözleşmede kararlaştırılan usul ve özel kanun hükümleri birlikte incelenmelidir. Gönderim belgesi kadar karşı tarafa ulaşmayı gösteren kayıt da korunmalıdır.
Fatura ve teyit mektubunda sekiz günlük süre neden önemlidir?
TTK m.21, ticari işletmesi kapsamında mal satan, üreten, iş gören veya menfaat sağlayan tacirden fatura istenebilmesini düzenler. Bedel ödenmişse bunun faturada gösterilmesi de talep edilebilir.
Fatura alındıktan sonra sekiz gün içinde içeriğine itiraz edilmemesi, kanundaki kabul sonucunu doğurabilir. Sözlü veya iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmeyi yahut yapılan açıklamaları doğrulayan teyit mektubu bakımından da sekiz günlük itiraz süresi öngörülmüştür.
Bu nedenle faturanın işletmeye ulaştığı tarih kaydedilmeli; miktar, bedel, ürün veya hizmet açıklaması gecikmeden kontrol edilmelidir. Faturaya sessiz kalmanın etkisi, faturanın dayandığı sözleşmeden ve uyuşmazlığın niteliğinden bağımsız değerlendirilmez. Sırf fatura düzenlenmiş olması, gerçekte kurulmamış bir sözleşmeyi veya gerçekleşmemiş teslimi her durumda ispatlamaz. Vergi sistemindeki teknik iptal ve itiraz işlemleriyle özel hukuk bakımından yapılan itirazın sonuçları da aynı varsayılmamalıdır.
Ticari satışta ayıp bildirimleri ne zaman yapılır?
Tacirler arasındaki satışlarda TTK m.23/1-c'de kısa süreler vardır. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde satıcıya bildirilmelidir. Ayıp açıkça belli değilse alıcı, teslimden itibaren sekiz gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli; incelemeyle ortaya çıkan ayıbı bu süre içinde bildirmelidir.
Olağan incelemeyle ortaya çıkarılamayan ve daha sonra anlaşılan ayıplarda TBK m.223/2 uyarınca hemen bildirim gerekir. Satıcının ağır kusuru ve mesleği gereği bilmesi gereken ayıplar için TBK m.225'te ayrıca hükümler bulunur. Bu süreler tüketici işlemleri dâhil bütün satışlara uygulanabilecek genel bir liste değildir.
Teslim tutanağı, fotoğraflar, teknik inceleme raporu ve yazışmalar birlikte saklanmalıdır. Malın satıcıya geri gönderilmesiyle ayıbın usulünce ve zamanında bildirildiği her durumda aynı şey değildir.
Tacir her borcu için iflasa tabi midir?
TTK m.18/1'e göre tacir her türlü borcu için iflasa tabidir. Dolayısıyla gerçek kişi tacirin iflasa tabi olması yalnızca ticari işletmesinden doğan borçlarla sınırlı değildir. Bununla birlikte bir borcun ödenmemesi, kendiliğinden iflasın açılması sonucunu doğurmaz; ilgili takip veya dava şartları ve mahkeme kararı gerekir.
Gerçek kişi tacirin kişisel sorumluluğu ile bir şirketin borçlarından ortakların sorumluluğu karıştırılmamalıdır. Anonim şirkette şirket borçlarından kendi malvarlığıyla sorumludur; pay sahibinin kural olarak taahhüt ettiği sermaye payı yönünden şirkete karşı sorumluluğu bulunur (TTK m.329). Limited şirket ortakları da kural olarak şirket borçlarından sorumlu değildir; sermaye, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri ayrı düzenlenir (TTK m.573).
Kişisel kefalet, yöneticinin kendi hukuka aykırı eylemi veya kamu borçlarına ilişkin özel düzenlemeler farklı sorumluluk sebepleri yaratabilir. Bu sebepler incelenmeden her ortağın bütün borçlardan sınırsız ve müteselsil sorumlu olduğu söylenemez. TTK m.7'deki teselsül karinesi de belirli şartlarla birlikte borç altına girilmesini esas alır.
Tacir olmanın başka hangi sonuçları vardır?
TTK m.19, tacirin borçlarının ticari olması yönünde bir karine getirir; gerçek kişi tacirler için maddede istisnalar vardır. Faiz ve temerrüt değerlendirilirken bu ayrım önemlidir. Bununla birlikte bütün ticari alacaklar için tek ve daha kısa bir zamanaşımı süresi bulunmaz. Süre, alacağın türüne ve özel hükümlere göre saptanır.
TTK m.20 uyarınca ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet gören tacir uygun ücret isteyebilir; verdiği avans ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faiz hakkı da doğabilir. TTK m.22 ise belirtilen hâllerde tacir borçlunun aşırılık gerekçesiyle ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini istemesini sınırlar. Bu sebeple yüksek cezai şartlar imzadan önce değerlendirilmelidir. Emredici kurallara veya ahlaka aykırılık gibi genel geçerlilik sorunları ayrı konulardır.
Ticari örf ve âdet de her sektörel alışkanlığın kendiliğinden bağlayıcı olması demek değildir. TTK m.1 ve 2 çerçevesinde ticari hüküm, örf ve âdet, teamülün niteliği ve sözleşmenin yorumu birlikte değerlendirilir. Bir işletmenin kendi alışkanlığını “Piyasada böyle yapılıyor” diyerek karşı tarafa dayatması yeterli değildir.
Her tacir internet sitesi açmak zorunda mı?
TTK m.1524'teki internet sitesi ve bilgi toplumu hizmetleri yükümlülüğü, m.397/4 kapsamında bağımsız denetime tabi sermaye şirketlerine yöneliktir. Bütün gerçek kişi tacirlere veya bütün şirketlere sırf tacir olmaları nedeniyle uygulanmaz. Kapsama sonradan giren şirketler bakımından ilgili yönetmelikteki üç aylık süre ve ilan kuralları da dikkate alınır.
7 Ekim 2026 itibarıyla genel bağımsız denetim ölçütlerine tabi şirketler için eşikler; 500 milyon TL aktif toplamı, 1 milyar TL yıllık net satış hasılatı ve 150 çalışan olarak belirlenmiştir. Üç ölçütten en az ikisinin eşik değerinin art arda iki hesap döneminde aşılması hâlinde izleyen hesap dönemi için denetim yükümlülüğü doğar. Bağlı ortaklık ve iştiraklerle birlikte hesaplama kuralları da uygulanır.
Bu genel eşikler her şirket için geçerli değildir. 6434 sayılı Karar'ın I sayılı listesinde ölçütten bağımsız denetime tabi şirketler; II sayılı listesinde ve borsada işlem görmeyen ancak halka açık sayılan şirketler bakımından farklı eşikler vardır. Kararın kapsam dışında tuttuğu şirketler de ayrıca düzenlenmiştir. İnternet sitesi yükümlülüğü, yalnızca şirketin cirosuna bakılarak belirlenmemelidir.
İşletme içinde hangi kontroller yapılmalı?
Sicil kayıtları ve imza yetkileri güncel tutulmalı; sözleşme, fatura ve bildirimlerin kimin tarafından takip edildiği belirlenmelidir. Defterlerin tutulması ve onayları mali müşavirle, hukuki bildirim ve sözleşme yükümlülükleri ise ilgili hukuki değerlendirmeyle birlikte yürütülmelidir. Şirket büyüdükçe bağımsız denetim ve internet sitesi kapsamı yeniden kontrol edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Yükümlülüğün kapsamı ve olası yaptırımlar; tacirin türüne, işlemin tarihine, sözleşmeye ve ilgili özel mevzuata göre değişir.
Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?
Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ↗
1, 2, 6, 7, 12, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 39, 40, 64, 82, 329, 573, 1524 · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ↗
19, 27, 83, 84, 85, 112, 117, 125, 136, 137, 138, 143, 144, 146, 147, 162, 169, 223, 225 · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- 6434 sayılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Karar, 2026 değişiklikleri işlenmiş metin ↗
m.2, m.3, m.4, m.5, Ek I, Ek II · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- KGK 17.03.2026 tarihli 2026-12 sayılı duyuru ↗
11066 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yürürlük ve uygulama dönemi · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- 1 Ocak 2026 tarihinden sonra kurulacak şirketlerde Elektronik Ticari Defter Sistemi zorunluluğu ↗
İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğ kapsamı ve geçiş uygulaması · Kaynak kaydı: 2026-10-07
- Ticaret Bakanlığı şirketler hakkında sık sorulan sorular ↗
İnternet sitesi yükümlülüğü ve kapsama sonradan giren şirketlerde üç aylık süre; sorular14–16 · Kaynak kaydı: 2026-10-07
Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.
Sorumluluk reddi ve kullanım beyanı
Bu yayın genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye veya dosyaya özgü hukuki görüş, hukuki hizmet ya da sonuç garantisi değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriği okumak, video izlemek, belge oluşturmak veya aracı kullanmak avukatlık ilişkisi kurmaz. Süreli işlemler için bu siteden yanıt veya randevu onayı beklemeyin. Bu beyan emredici mevzuattan doğan ve hukuken sınırlandırılamayan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Yayın ve kullanım ilkeleri ↗MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Av. Mertcan Turan
İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir
Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi