Bu rehber kimler için?

Bu rehber genel bilgilendirme içindir; somut olay, işlem ve tebligat tarihleri ile güncel düzenleme birlikte değerlendirilmelidir. Kaynak araştırması yazarın sağladığı kayıtlara dayanır; sonuç veya kesin süre garantisi değildir.

Kaynak ve inceleme kaydına git ↓

Kısa cevap

Konkordatoda ilk verilen geçici mühlet üç aydır; mahkeme bunu en fazla iki ay uzatabilir. Şartlar sağlanırsa ardından bir yıllık kesin mühlet verilir ve güçlük arz eden özel durumlarda bu süre altı aya kadar uzatılabilir. Bunlar, şirketin mahkeme gözetiminde korunduğu sürelerdir. Borçların kaç yılda ödeneceği ise ayrı bir konudur; mahkemenin onayladığı ödeme planına göre belirlenir.

Şirket bu dönemde kural olarak çalışmaya devam edebilir. Üretim yapabilir, mal satabilir ve müşterilerinden alacaklarını tahsil edebilir. Ancak yönetimin yetkileri artık mahkeme kararına ve komiser gözetimine bağlıdır. Konkordato, işletmenin kapısına kilit vurulması anlamına gelmediği gibi, bütün harcamaların ve borçların serbestçe ertelenebileceği anlamına da gelmez.

Üç ayın sonunda şirket korumasız mı kalır?

Geçici mühlet sonunda ne olacağı, o güne kadar verilen karara bağlıdır. Mahkeme süreyi kanundaki sınır içinde uzatabilir, kesin mühlet verebilir veya şartlar yoksa talebi reddedebilir. İlk kararın üç aylık olması, devamında mutlaka iki ay daha verileceğini göstermez.

Uzatma talebi, geçici mühlet dolmadan yapılmalıdır. Borçlu talep ediyorsa geçici komiserin görüşü de alınır. Şirket, süre dolduktan sonra kendiliğinden yeni bir koruma dönemine geçmiş sayılmaz. Bu nedenle mahkeme kararındaki başlangıç ve bitiş tarihleri esas alınmalıdır.

Kesin mühlet için daha ileri bir değerlendirme yapılır: Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılmalıdır. İlk belgelerin tamamlanmış olmasıyla, şirketin gerçekten ödeme yapabilecek hâle gelebileceğinin anlaşılması aynı şey değildir. Komiser bu dönemde işletmenin fiilî durumunu inceler; satışların, tahsilatların ve giderlerin projeyle uyuşup uyuşmadığı önem kazanır.

Kesin mühlet verilmesi de projenin kabul edildiği anlamına gelmez. Şirket hâlâ alacaklıların oylamasına ve mahkemenin tasdikine, yani ödeme planını onaylamasına ulaşmaya çalışmaktadır. Mühlet süreleri ve uzatma şartları İİK 287 ile 289'da yer alır.

İnternette söylenen 23 ay veya 29 ay herkes için geçerli mi?

Hayır. Beş aylık en uzun geçici mühlet ile uzatılmış on sekiz aylık kesin mühlet toplandığında 23 ay bulunur. Mahkemenin tasdik incelemesini kesin mühlet içinde bitirememesi hâlinde, ayrıca mühlet hükümlerinin en fazla altı ay daha devamına karar verilebilen bir düzenleme vardır. 29 ay hesabı bu sürelerin üst üste eklenmesinden çıkar.

Fakat bu rakamlar, her başvuruya peşinen tanınmış bekleme süresi değildir. Uzatmaların ayrı şartları ve mahkeme kararları vardır. Dosya daha erken sonuçlanabilir; konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa mevcut mühletin sonu beklenmeden de koruma kaldırılabilir.

Üstelik ödeme planının kesinleşmeyle bağlayıcı olacağının kararlaştırılması hâlinde, mühletin etkilerinin bağlayıcılık başlayıncaya kadar devam etmesi de mümkündür. Bu yüzden “Konkordato her hâlde şu tarihte tamamen biter” sonucu, yalnızca ayları toplayarak çıkarılamaz. Dosyada koruma süresi, tasdik kararı, kanun yolu süreci ve ödeme takvimi ayrı okunmalıdır.

İşletme sahibi için pratik sonuç şudur: Üretimi ve ödemeleri, mümkün olan en uzun sürenin mutlaka verileceği varsayımıyla planlamayın. Mahkemenin vermiş olduğu süre, henüz istenmemiş veya kabul edilmemiş uzatma süresinden farklıdır.

BU KONU DOSYANIZLA BAĞLANTILIYSA

İlk görüşme için yalnız genel çerçeveyi paylaşın.

Konuyu, taraf sıfatınızı ve varsa süreli bir bildirimi belge göndermeden kısaca belirtebilirsiniz. İş kabulü, kapsam ve ücret; menfaat çatışması kontrolünden sonra ayrıca yazılı olarak belirlenir.

Bu konuyla görüşme taslağı hazırlayınWhatsApp'ta konu taslağını açınŞirketler için çalışma modelini inceleyin
İlk mesajda kimlik numarası, dosya belgesi, sağlık verisi veya üçüncü kişilere ait gereksiz bilgi göndermeyin. Bu temas tek başına avukatlık ilişkisi veya iş kabulü oluşturmaz.

Mühlet bitince bütün borçları tek seferde mi ödeyeceğim?

Tasdik edilmiş bir konkordato varsa ödeme, karardaki takvime göre yapılır. Bu takvim taksitler, ilk ödemeden önce bekleme dönemi veya belirli bir indirim içerebilir. Mühletin sona erdiği gün ile son borç taksidinin ödeneceği gün aynı olmak zorunda değildir.

Konkordato onaylanmamış ve koruma kaldırılmışsa durum değişir. O zaman şirketin “Üç yıl sonra öderiz” şeklindeki tek taraflı önerisi alacaklıları bağlamaz. Alacaklılar, varsa başka geçerli anlaşmalar dışında, eski haklarına göre harekete geçebilir. İflas kararı da verilmişse bireysel ödeme düzeninin yerini iflas tasfiyesi alır.

Bu ayrım özellikle müşterilere ve tedarikçilere yapılacak açıklamalarda önemlidir. “Bir yıl mühlet aldık” demek, “Bütün borçlarımızın vadesi bir yıl uzadı” demek değildir. Mühlet, belirli takipleri durduran ve projenin incelenmesine imkân veren korumadır; borcun yeni vadesini bağlayıcı hâle getiren aşama ayrıca gerçekleşmelidir.

Şirketi komiser mi yönetir, ben imza atmaya devam edebilir miyim?

Kural, borçlunun komiser gözetiminde işlerine devam etmesidir. Şirket yöneticileri sırf komiser atandı diye otomatik olarak görevden alınmış olmaz. Ancak mahkeme bazı işlemleri komiser iznine bağlayabilir; hatta işletmenin faaliyetini borçlunun yerine komiserin yürütmesine de karar verebilir.

Bu nedenle yetkinizi sadece eski imza sirkülerine bakarak belirleyemezsiniz. Mühlet kararında ve sonradan verilen kararlarda hangi işlemlerin izne bağlandığına bakılmalıdır. Banka hesabından ödeme, kredi kullanımı veya sözleşme imzası için getirilen sınır varsa buna uyulur.

Komiserin görevi şirketin başvurusunu kazanmak için taraf gibi hareket etmek değildir. İşletmenin faaliyetini gözetir, projenin hazırlanmasına katkıda bulunur ve mahkemeye rapor verir. Şirketin satışları beklenen düzeye ulaşmıyorsa veya yeni borçlar birikiyorsa, bunları mahkemeden saklaması beklenemez.

Yöneticinin görevde kalması da bütün sorumlulukların komisere geçtiği anlamına gelmez. Kendisine bırakılmış bir işlemi gerçeğe aykırı bilgiyle yapmak veya mahkemenin yasakladığı bir tasarrufu gerçekleştirmek, “Komiser vardı” denilerek açıklanamaz.

Günlük satış için de her defasında mahkemeden izin mi alacağım?

Kanun, her olağan satış için aynı izin şartını koymaz. Bununla birlikte mahkemenin dosyada belirlediği özel sınırlar geçerlidir. Günlük faaliyet ile işletmenin malvarlığını önemli ölçüde değiştiren işlem aynı değildir.

Mahkeme izni olmadan yeni rehin verilemez, kefil olunamaz ve karşılıksız kazandırma yapılamaz. Taşınmaz, işletmenin devamı için önemli taşınır ve işletmenin devamlı tesisatı da mahkeme izni olmadan devredilemez veya yeni yüklerle sınırlandırılamaz. Kanunun yasakladığı bu işlemler izinsiz yapılırsa hükümsüzdür.

“Eski makineyi satıp borç ödeyeceğiz” kararı bu yüzden yalnızca satış fiyatına bakılarak verilemez. Makinenin işletme için önemi, üzerinde rehin bulunup bulunmadığı ve satışın projedeki yeri belirlenmelidir. Komiserin olumlu görüşü, mahkeme izni gereken yerde tek başına yeterli olmaz.

Mahkeme bu işlemlerde komiserin görüşünü alır. Alacaklılar kurulunun muvafakatini zorunlu tutan düzenleme ise Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Eski yazılardaki “Kurul onaylamazsa mahkeme izin veremez” açıklaması güncel kural değildir. AYM'nin E.2024/10, K.2024/97 sayılı kararı bu ayrımı değiştirmiştir.

Varsayımsal örnek: Bir tekstil şirketi, kullanılmayan arsasını satarak hammadde almak istiyor. Yönetici, alıcının birkaç gün içinde ödeme yapacağını söylüyor ve sözleşmeyi hemen imzalamayı planlıyor. Arsanın üretimde kullanılmaması, taşınmaz devrinin mahkeme iznine tabi olduğu gerçeğini değiştirmez. Satış kaynağı gerçekten faaliyet için yararlı olsa da izin süreci tamamlanmadan yapılan devir hukuki sorun yaratır. Aynı şirketin olağan üretiminde hazırladığı ürünleri mevcut satış düzeni içinde satması ise farklıdır; o işlemin tabi olduğu sınırlar mahkemenin faaliyet için belirlediği karara göre okunur.

Tedarikçi artık mal vermek istemezse onu devam etmeye zorlayabilir miyim?

Mevcut sözleşme ile yeni sipariş aynı değildir. İşletmenin faaliyetinin devamı için önemli sözleşmelerin devamı esastır. Sözleşmede, konkordato başvurusunun tek başına fesih sebebi olacağı veya borcun hemen ödenmesini gerektireceği yazsa bile, kanunun kapsadığı sözleşmelerde bu hüküm sırf başvuru nedeniyle uygulanmaz.

Bu koruma, karşı tarafın hiçbir sözleşme olmadan size yeni mal satmak veya yeni kredi açmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Tedarikçinin daha önce üstlenmediği yeni bir teslimatı yapması, yeni anlaşma gerektirebilir. Mevcut sözleşmede dahi konkordato dışındaki gerçek bir ihlal, örneğin yeni teslimatların bedelinin ödenmemesi, kendi hukuki sonuçlarını doğurabilir.

Kanun, geçici ve kesin mühlet içinde devam eden bu sözleşmelerin karşılıklı edimlerinin yerine getirilmesini öngörür. Şirketin malı alıp “Konkordatodayım, bunun parasını da eski borçlarla öderim” demesi her durumda mümkün değildir. Eski borçların yapılandırılmasıyla, bugün yapılan teslimatın karşılığının ödenmesi ayrılmalıdır.

Varsayımsal örnek: Bir gıda üreticisinin ambalaj firmasına eski satışlardan borcu bulunuyor. Üretime devam etmek için yeni ambalaj da gerekiyor. Eski borç konkordato teklifine girerken, geçici mühlet sonrasında komiser izniyle yapılan yeni satış ayrı korumaya sahip olabilir. Bu yeni borç ödenmez ve temerrüt oluşursa tedarikçi mühlet sırasında dahi takip yapabilir. Dolayısıyla yeni alımı finanse edecek para yoksa, eski takiplerin durmuş olması üretimin kendiliğinden sürdürülebileceğini göstermez. Sözleşmelerin devamı ve yeni borçların durumu, 7327 sayılı Kanun'la değişen İİK 296 ve 308/c hükümlerinde açıklanır.

Zarar ettiren kira veya hizmet sözleşmesini sona erdirebilir miyim?

Konkordato, şirkete bütün sözleşmelerden cezasız çıkma hakkı vermez. Ancak konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkileri için özel bir yol vardır. Komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle bu sözleşme sona erdirilebilir. Bu nedenle doğacak tazminat konkordato projesine tabi olur.

Burada sözleşmenin şirket için artık istenmiyor olmasıyla, projeyi gerçekleştirmeyi engelleyecek kadar ağır bir yük getirmesi farklıdır. Örneğin kapasitenin çok üzerinde kalan bir depo kiralamasının bedeli, faaliyetin sürdürülebileceği daha küçük yere taşınma maliyetiyle birlikte ele alınır. Taşınmanın da para gerektirdiği gözden kaçırılmamalıdır.

Bu özel fesih yolu, iş sözleşmelerini aynı yöntemle sona erdirme yetkisi vermez. Çalışanların sözleşmeleri için iş hukukunun özel kuralları korunmuştur.

Maaşları ve yeni giderleri de konkordato sonuna bırakabilir miyim?

Şirket çalıştırdığı işçinin ücretini, devam eden faaliyetinin giderlerini ve yeni borçlarını sırf konkordato nedeniyle topluca durduramaz. Mühletin eski takipler üzerindeki etkisi, işletmenin günlük maliyetini ortadan kaldırmaz.

İşçinin ücretinin ödenmemesi, iş hukukundaki şartlar gerçekleştiğinde iş görmeme veya haklı fesih gibi sonuçlar doğurabilir. Konkordato ilanı, ücret düşürme ya da çalışma koşullarını çalışan aleyhine tek taraflı değiştirme izni de değildir. Esaslı değişikliklerde yazılı bildirim ve çalışanın kabulü gibi kurallar geçerliliğini korur. İş Kanunu'nun ücret ve çalışma koşullarına ilişkin hükümleri konkordato sırasında da uygulanır.

Bazı işçi alacaklarının takip yasağına ve konkordato indiriminin bağlayıcılığına karşı özel koruması da vardır. Bu sebeple maaşların ödenmemesini, mahkemenin zaten izin verdiği genel bir erteleme gibi çalışanlara açıklamak doğru olmaz.

İşletmenin devam edip edemeyeceğinin en somut göstergelerinden biri budur: Eski borç ödemeleri geçici olarak durmuşken bile ücret, kira, vergi ve zorunlu alımlar karşılanamıyorsa, geçen süre sorunu çözmek yerine büyütüyor olabilir. Mahkemenin gözetimi, bu durumun görülmesini de amaçlar.

Mühletin sonunu beklemeden süreç bitebilir mi?

Evet. Şirketin mali durumu yeterince düzelirse, komiserin raporu üzerine mühlet kaldırılıp talep reddedilebilir. Buradaki ret, şirketin kurtarılamadığı anlamına gelmez; konkordato korumasına gerek kalmamasından kaynaklanır.

Buna karşılık projenin başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, şirket komiser talimatlarına uymazsa veya kanunun yasakladığı işlemleri yaparsa da mühlet kaldırılabilir. İflasa tabi şirketler bakımından kanunda sayılan hâller iflas kararıyla sonuçlanabilir. “Bana bir yıl verildi, o tarihe kadar kimse dokunamaz” düşüncesi bu nedenle doğru değildir.

Konkordato sırasında faaliyet planı, yalnızca mahkemenin takvimine göre değil, şirketin gerçekten çalışmasını mümkün kılan ödemelere göre kurulmalıdır. Koruma süresi işletmenin yeniden gelir üretmesine fırsat verebilir; fakat o dönemde doğan yükümlülükleri kendiliğinden finanse etmez.

Mevzuat kontrol tarihi: 2 Ekim 2026.

Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?

Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.

Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.

İlgili okuma ve çalışma çerçevesi

Görüşmenin kapsamı, zamanı ve ücret bilgisi ayrıca netleştirilir. Bu konu için görüşme taslağı hazırlayın

MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ

Av. Mertcan Turan

İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir

Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Av. Mertcan TuranMertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık OfisiBornova · İzmir