Bu rehber kimler için?

Bu rehber genel bilgilendirme içindir; somut olay, işlem ve tebligat tarihleri ile güncel düzenleme birlikte değerlendirilmelidir. Kaynak araştırması yazarın sağladığı kayıtlara dayanır; sonuç veya kesin süre garantisi değildir.

Kaynak ve inceleme kaydına git ↓

Kısa cevap

Miras kalan evin tamamını anlaşarak satabilmek için bütün hak sahiplerinin katılması gerekir. Kardeşinizin imza vermemesi bu satışı durdurabilir; fakat sizi süresiz olarak ortak kalmaya mecbur bırakmaz. Mirasçılardan biri, diğerlerinin onayını almadan önce arabulucuya başvurabilir, anlaşma olmazsa ortaklığın giderilmesini mahkemeden isteyebilir. Ev hukuken bölünebiliyorsa bölüştürülmesi, bölünemiyorsa satılarak bedelinin paylaşılması gündeme gelir. [1, 2, 3]

Evde kardeşinizin oturması, satışa karşı tek başına bir veto hakkı sağlamaz. Bununla birlikte evde sağ kalan eşin bulunması, geçerli bir paylaşma anlaşması, oturma hakkı veya mülkiyetin kime ait olduğuna ilişkin bir dava sonucu değiştirebilir. Ayrıca 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenleme, belirli miras taşınmazlarının ilk açık artırmasını yalnız malik mirasçılara ayırmıştır. Evin mutlaka ilk ihalede aile dışından birine satılacağı düşüncesi artık her dosya için doğru değildir. [1, 4]

Bir kişi karşı çıkınca çoğunluğun kararı neden yetmiyor?

Dört kardeşten üçünün evi satmak istemesi, dördüncünün mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz. Miras paylaşılmamışsa mirasçılar genellikle elbirliği mülkiyeti içindedir. Bu, her mirasçının hakkının evin belirli bir odasına değil, miras ortaklığına ait malın tamamına yayıldığı anlamına gelir. Mirasçılık belgesinde dörtte bir pay yazması, bir yatak odasının ayrı tapusuna sahip olduğunuz anlamına gelmez. [1]

Tapuda paylı mülkiyete geçilmiş olması da evin tamamını çoğunluk kararıyla satmaya yetmez. Paylı mülkiyette her kişinin belirli bir payı vardır ve kişi kendi payı üzerinde işlem yapabilir. Bütün evin rızaya dayalı satışı ise diğer pay sahiplerinin haklarını da kapsadığı için onların katılımını gerektirir.

Bu nedenle ilk ayrım, “kaç kişi satış istiyor” değil, hangi işlemin yapılmak istendiğidir. Bütün evin satılması, bir payın devredilmesi ve mahkemeden ortaklığın sona erdirilmesinin istenmesi farklı yollardır. Tek mirasçı sonuncusuna başvurabilir; diğerlerinin yerine satış sözleşmesi imzalayamaz.

Evi satmak istemeyen kardeşim benim payımı almak zorunda mı?

Hayır. “Satmıyorsan payımı sen satın al” önerisi yapılabilir; ancak kardeşinizin bunu kabul etmesi veya sizin belirlediğiniz bedeli ödemesi sırf mirasçı olduğu için zorunlu değildir. Aynı şekilde o da “evin değeri bu kadar, payını bana devredeceksin” diyerek sizi anlaşmaya zorlayamaz.

Anlaşma için evin değeri kadar ödeme biçimi de önemlidir. Örneğin evi elinde tutmak isteyen kardeş, diğerlerinin payını üç yıl içinde taksitle ödemek istiyorsa anlaşmazlık yalnız fiyat üzerinden çözülmüş olmaz. Tapunun ne zaman devredileceği, ilk ödeme yapılmadan neyin teslim edileceği ve kalan bedelin nasıl güvence altına alınacağı da kararlaştırılmalıdır. “Tapuyu şimdi verelim, aramızda hallederiz” yaklaşımı sonradan tahsil sorununa dönüşebilir.

Tarafların kabul ettiği bağımsız bir değerleme, pazarlığın ortak bir rakam üzerinden yapılmasına yardım edebilir. Bu rapor kimseyi o bedelle satış yapmaya mecbur bırakmaz. Anlaşma sağlanırsa kullanılan yönteme uygun sözleşme ve tapu işlemi gerekir; aile arasında imzalanmış her kâğıt kendiliğinden mülkiyeti geçirmez. Mirasın paylaşılması, miras payının devri ve taşınmazın satışı farklı şekil şartlarına tabidir. [1]

BU KONU DOSYANIZLA BAĞLANTILIYSA

İlk görüşme için yalnız genel çerçeveyi paylaşın.

Konuyu, taraf sıfatınızı ve varsa süreli bir bildirimi belge göndermeden kısaca belirtebilirsiniz. İş kabulü, kapsam ve ücret; menfaat çatışması kontrolünden sonra ayrıca yazılı olarak belirlenir.

Bu konuyla görüşme taslağı hazırlayınWhatsApp'ta konu taslağını açınGörüşme talebi hazırlayın
İlk mesajda kimlik numarası, dosya belgesi, sağlık verisi veya üçüncü kişilere ait gereksiz bilgi göndermeyin. Bu temas tek başına avukatlık ilişkisi veya iş kabulü oluşturmaz.

Arabuluculuğa gitmeden dava açabilir miyim?

Ortaklığın giderilmesine ilişkin yeni davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Diğer mirasçıların önceden “anlaşmayacağız” demesi bu aşamayı ortadan kaldırmaz. Başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması, davanın esasına girilmeden reddedilmesine yol açar. Dava şartı olan şey anlaşmak değil, bu başvuruyu yapmaktır. [3]

Tek taşınmazın ortaklığının giderilmesi için, taşınmazın bulunduğu yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna başvurulabilir. Başvuruda taşınmaz ve diğer hak sahipleri doğru gösterilmelidir. Arabulucu görüşmeyi yürütür; kardeşiniz adına imza atamaz, evi satamaz ve kimin haklı olduğuna ilişkin mahkeme kararı veremez.

Görüşmede yalnız “satılsın mı satılmasın mı” konuşulması gerekmez. Bir mirasçının diğerlerini satın alması, evin birlikte piyasaya çıkarılması, ödeme ve teslimin aynı anda yapılması veya varsa başka miras mallarıyla birlikte anlaşmalı paylaşma seçenekleri görüşülebilir. Birden fazla ev bulunduğunda birinin bir kardeşte, diğerinin ötekinde kalması da tarafların üzerinde anlaşabileceği çözümlerdendir.

Taşınmazın paylaşılmasına ilişkin arabuluculuk anlaşmasında kanunun aradığı icra edilebilirlik şerhi zorunludur. Şerh, anlaşmanın uygulanabilirliği için sulh hukuk mahkemesince yapılan denetimi ifade eder. Taşınmaz devri içeren bir anlaşmayı sadece imzalayıp tapu işlemlerini hiç tamamlamamak, amaçlanan sonucun doğduğunu varsaymaya yetmez. [3]

Anlaşma olmazsa davayı kim açar ve hangi mahkemeye gider?

Mirasçılardan biri davayı tek başına açabilir. Dört kardeşten yalnız siz paylaşma istiyorsanız, diğer üç kardeşin davacı olmayı kabul etmesini beklemek zorunda değilsiniz. Onlar da davada taraf olarak yer alır. Buradaki davalı sıfatı, kardeşlerinizin suçlandığı veya mutlaka haksız bulunduğu anlamına gelmez; verilecek karar mülkiyet hakkı olan herkesi ilgilendirir. [1, 5]

Tek bir evdeki ortaklığın giderilmesi davası, evin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde açılır. Evin çok değerli olması davayı asliye hukuk mahkemesine taşımaz. Örneğin ev Bursa’da, mirasçılar İstanbul ve Ankara’da yaşıyorsa bu taşınmaza ilişkin dava bakımından esas olan evin bulunduğu yerdir. Terekenin tamamının paylaşılması gibi farklı kapsamlı taleplerde yetki ayrıca değerlendirilir. [2]

Tapuda hâlâ ölen annenizin veya babanızın adı bulunması, diğer mirasçıların yıllarca işlem yapmaması yüzünden paylaşma talep edemeyeceğiniz anlamına gelmez. Miras ölümle kazanılır. Ancak hak sahiplerinin mirasçılık belgeleriyle ortaya konulması gerekir. Mirasçılardan biri daha sonra ölmüşse, onun mirasçıları da hesaba katılır. Eksik hak sahibiyle yürütülen dava sağlıklı biçimde sonuçlandırılamaz. [1, 5]

Mahkeme hemen satış kararı mı verir?

Mahkemenin önündeki talep ortaklığın sona ermesidir. Bunun mutlaka satışla gerçekleşmesi gerekmez. Taşınmazın aynen paylaşılması mümkünse bu seçenek değerlendirilir. Aynen paylaşma, her hak sahibine hukuken ayrı bir mülkiyet bırakılabilmesidir. Dairenin odalarını kardeşler arasında fiilen ayırmak çoğu zaman böyle bir sonuç doğurmaz. [1]

Tek bir apartman dairesinin üç kardeşe üç ayrı tapu olarak bölünmesi genellikle mümkün değildir. Buna karşılık birden fazla bağımsız bölüm kurulmasına elverişli bir bina veya imar kurallarına uygun biçimde ayrılabilecek bir arsa farklı değerlendirilebilir. Kat mülkiyeti kurulması yoluyla paylaşma olasılığı varsa, bunun teknik ve hukuki şartları araştırılır. Sadece binada üç kat bulunması, üç mirasçıya birer kat verileceği sonucunu kendiliğinden doğurmaz. [6]

Mahkeme taşınmazın niteliğini, payları, imar durumunu ve bölünme hâlinde ortaya çıkacak değer kaybını inceler. Paylaşılacak parçaların değerleri farklıysa uygun koşullarda para ile denkleştirme yapılabilir. Bölünme mümkün değilse veya önemli değer kaybına yol açacaksa satışa karar verilebilir. Bir mirasçının satış istememesi, tek başına bu incelemenin yerine geçmez.

Kardeşim evde oturuyor diye dava reddedilir mi?

Sırf evde oturuyor olması, ortaklığın devamını herkese dayatabilmesi için yeterli değildir. Evin anahtarının onda olması, elektrik aboneliğini kendi adına yaptırması veya yıllardır belediye vergisini ödemesi de tek başına diğer mirasçıların paylarını ona geçirmez.

Ancak evde kimin, hangi hakka dayanarak oturduğu önemlidir. Örneğin anneniz, ölen babanızla birlikte yaşadıkları aile konutunda oturuyorsa sağ kalan eş olarak TMK m.652 kapsamında konutun kendisine miras hakkına mahsup edilerek özgülenmesini isteyebilir. Özgüleme, koşulları oluştuğunda konutun paylaşmada eşe bırakılmasıdır. Haklı sebepler bulunursa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı da gündeme gelebilir. Bu haklar, “yaşlı olduğu için ev satılamaz” gibi genel bir kurala değil, kanundaki koşullara dayanır. [1, 7]

Geçerli bir ortaklığı sürdürme anlaşması bulunması veya paylaşmanın uygun olmayan zamanda istenmesi de değerlendirmeyi etkileyebilir. Buna karşılık “şu anda taşınmak istemiyorum” demek her durumda uygun olmayan zaman itirazını haklı kılmaz. Mahkeme, ileri sürülen engelin hukuki dayanağına ve somut etkisine bakar. [1]

Evde kalan kardeşimden geçmiş yılların kirasını alabilir miyim?

Koşulları varsa kullanım karşılığı para istenebilir; fakat ortaklığın giderilmesi davası açıldığı anda bütün geçmiş yıllar için otomatik kira alacağı doğmaz. Ecrimisil denilen haksız kullanım tazminatı, paylaşmadan ayrı bir taleptir.

Paydaşlar arasında ecrimisil istenirken kural olarak, talepte bulunan kişinin taşınmazdan yararlanmak istediğini diğerine bildirmiş olması ve bu yararlanmanın engellenmesi değerlendirilir. Hukuk dilinde buna intifadan men denir. Örneğin “Ben de evi kullanmak istiyorum” talebiniz reddedilmişse, bu talebin ne zaman ve nasıl iletildiği önem kazanır. Önceden ücretsiz oturmasına izin verdiğiniz kardeşinizin bütün kullanımını sonradan kendiliğinden geriye dönük kiraya çeviremezsiniz. [8]

Bu kuralın istisnaları vardır. Evin üçüncü kişiye kiraya verilerek gelir elde edilmesi, bütün evin kendisine ait olduğunu ileri süren kişinin diğerlerinin hakkını inkâr etmesi veya daha önce aynı taşınmazla ilgili açılmış davalar değerlendirmeyi değiştirebilir. Ayrıca sizin payınıza karşılık çekişmesiz kullanabildiğiniz başka bir bölüm bulunması da önemlidir. Bu nedenle kullanım talebi ile evin paylaşılması talebini ayrı açıklamak gerekir. Ecrimisil alacağı varsa, satış parasından kendiliğinden kesilip size verileceği varsayılmamalıdır. [8]

Evin tadilatını veya ek katını ben yaptım payım büyür mü?

Tadilat için para harcamanız tapudaki miras payınızı kendiliğinden artırmaz. Bununla birlikte yaptığınız işin türü, değer artışı ve diğer mirasçılarla anlaşmanız nedeniyle ayrı bir alacak veya satış bedelinin dağıtımını etkileyen bir hak gündeme gelebilir.

Özellikle arsa üzerindeki bina, ek yapı veya ağaçların kimin tarafından meydana getirildiği tartışılıyorsa muhdesatın aidiyeti sorunu ortaya çıkabilir. Muhdesat, taşınmaz üzerindeki bu tür yapı ve kalıcı unsurlar için kullanılan terimdir. Diğer paydaşların kabul ettiği durum ile herkesin itiraz ettiği durum aynı şekilde ilerlemez. Çekişme varsa ayrı bir tespit davası gerekebilir; ortaklığın giderilmesi mahkemesi bunun sonucunu bekleyebilir. [9]

Bir dairenin mutfak dolaplarını yenilemek ile ortak arsa üzerine bina yapmak aynı hukuki mesele değildir. Her masraf “muhdesat” sayılarak satıştan öncelikle geri alınmaz. Bu yüzden ne yaptığınızı, gideri kimin ödediğini ve diğerlerinin neyi kabul ettiğini açıkça belirtmek gerekir. Fatura ve ödeme belgeleri yararlı olabilir; tek başına fatura, bütün taşınmazın size ait olduğunu göstermez.

Satışa çıkarsa evi aile dışından biri mi alır?

2026 değişikliği nedeniyle bu sorunun cevabı taşınmazın maliklerine ve satış ilanının tarihine bağlıdır. Bütün maliklerin miras yoluyla edindiği, mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, ortaklığın satışla giderilmesine karar verilirse ilk artırma yalnız malik mirasçılar arasında yapılır. Bu özel ilk artırma bir defaya mahsustur. Sonraki artırmanın da yalnız mirasçılar arasında yapılacağı anlamına gelmez. [4]

Bu ilk artırmada muhammen kıymetin, yani satış için belirlenen tahmini değerin yüzde yüzü esas alınır; kanundaki öncelikli alacak ve satış gideri koşulları da hesaba katılır. İkinci artırmada ise yüzde elli eşiğine dayanan genel düzenleme uygulanır. Dolayısıyla “ilk ihalede ev yarı fiyatına kesin satılır” veya “mirasçılar ilk ihalede bedelsiz alabilir” denilemez. Bunlar taban teklif koşullarıdır; nihai fiyat, geçerli teklifler sonucunda oluşur. [4]

Değişikliğin geçiş kuralı özellikle önemlidir: 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş açık artırmalarda önceki hükümler uygulanır. Davanın ne zaman açıldığına bakarak tek başına sonuca varılamaz. Ayrıca paylardan biri mirasçı olmayan bir üçüncü kişiye geçmişse, özel ilk artırmanın şartlarının sürüp sürmediği ayrıca incelenmelidir. Özel düzenleme dışında satışın yalnız paydaşlarla sınırlandırılmasında TMK m.699’daki oybirliği kuralı önemini korur. [1, 4]

Ben de ihaleye katılıp evi alabilir miyim?

Mirasçıların ihaleye katılması mümkündür. Ancak ihaleye girebilmek ile en yüksek teklifi vererek evi edinmek farklı aşamalardır. Satış ilanındaki katılım ve teminat koşullarının yerine getirilmesi gerekir. Kendi payınızın bulunması, bütün ihale bedelini ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz; payınıza düşecek tutarın hesaba katılıp katılamayacağı satış dosyasındaki koşullara göre belirlenir.

Evi almak istiyorsanız, vereceğiniz teklif kadar ödeme kaynağınızın ne zaman hazır olacağını da düşünmelisiniz. “İhaleyi kazanayım, sonra kredi bulurum” yaklaşımı ciddi risk taşır. 2026 düzenlemesi, en yüksek teklifi verip bedeli süresinde yatırmayan kişi bakımından teminatın kaybına ve ayrıca teklifin yüzde beşi oranında idari para cezasına ilişkin sonuçlar öngörmektedir. Paydaşın ödeme yapmaması için de özel teminat sonucu düzenlenmiştir. [4]

Arabuluculukta kararlaştırılan taksitli satın alma ile açık artırmada verilen teklif aynı şey değildir. İhalede ödeme süresi, tarafların kendi aralarında konuşarak diledikleri gibi uzatabilecekleri bir vade olarak görülmemelidir.

Dava masrafını kim öder ve para ne zaman paylaşılır?

Davayı açarken harç ve gider avansı gerekir; keşif, bilirkişi ve tebligat giderleri de doğabilir. Satışa geçilirse satış işlemlerinin ayrıca masrafları olur. Taşınmaz sayısı, malik sayısı, yurt dışı tebligatı ve uyuşmazlıkların kapsamı toplam maliyeti etkiler. Bu yüzden her miras evi için geçerli tek bir “dava ücreti” yoktur.

Ortaklığın giderilmesi, tarafları bakımından benzer sonuçlar doğuran bir dava olduğundan yargılama giderleri ve mahkemenin hükmettiği vekâlet ücretinin paylara göre yükletilmesi esastır. Avukatınızla kendi aranızda kararlaştırdığınız ücret ise ayrı bir sözleşme konusudur. Davayı sizin açmış olmanız, masrafların tümünün nihai olarak size kalacağı veya tamamını karşı tarafın ödeyeceği anlamına gelmez. [10]

Satış kararı verildiği gün para dağıtılmaz. Kararın uygulanabilir hâle gelmesi, satış işlemleri, bedelin yatırılması ve dağıtım aşamaları vardır. İpotek, haciz veya başka haklar bulunuyorsa bunların bedel üzerindeki etkisi de değerlendirilir. Basit bir örnekte, dört eşit paydaşın paylaşabileceği net tutar belirlenince her birinin payı dörtte birdir; ihale bedelini hiçbir gider yokmuş gibi dörde bölmek elde kalacak parayı olduğundan yüksek gösterebilir.

Ortaklığın giderilmesi kararı, evde oturan kişiyi dava açıldığı gün kendiliğinden çıkarmaz. Mülkiyetin paylaşılmasıyla taşınmazın fiilen teslimi farklı aşamalardır. Evi almaya talip olan mirasçı, mevcut kullanımın hangi hakka dayandığını ve satış sonrasında teslim için ne yapılacağını da düşünmelidir. Aile içinde anahtar teslimi konusunda anlaşılabiliyorsa, bunun zamanı ve koşulları belirsiz bırakılmamalıdır.

Dava açmadan önce hangi noktalar sonuca gerçekten etki eder?

Öncelikle çözmek istediğiniz sorunu netleştirin: Evdeki ortaklıktan çıkmak mı, evin tamamını almak mı, yoksa geçmiş kullanımdan doğan paranızı istemek mi? Birbirine bağlı olsalar da bunların hepsi aynı taleple sonuçlanmaz.

Tek bir miras dairesinde anlaşmazlık varsa, güncel tapu kaydı ve mirasçılık belgesiyle bütün hak sahipleri belirlenir. Evde oturan kişinin varsa özel hakkı ve taraflar arasındaki eski anlaşmalar incelenir. Diğer mirasçılarla satın alma veya ortak satış olasılığı arabuluculukta görüşülür. Anlaşma olmazsa taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi istenir.

Süreçteki en önemli beklenti şudur: Mahkeme, karşı çıkan kardeşe sizin istediğiniz fiyattan pay satın alma cezası vermez. Uygun paylaşma yolunu belirler. Evi ailede tutmak isteyenler için bedel ve ödeme güvencesi içeren gerçekçi bir anlaşma; ortaklıktan çıkmak isteyen içinse usulüne uygun arabuluculuk ve dava, belirsiz bir aile tartışmasını hukuken çözülebilir hâle getirir.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme içindir. Tek bir miras evinin paylaşılmasını esas alır; tarım arazileri, terekenin bütünü, vesayet ve devam eden başka davalar ek kurallar gerektirebilir.

Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?

Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.

Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.

İlgili okuma ve çalışma çerçevesi

Görüşmenin kapsamı, zamanı ve ücret bilgisi ayrıca netleştirilir. Bu konu için görüşme taslağı hazırlayın

MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ

Av. Mertcan Turan

İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir

Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Av. Mertcan TuranMertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık OfisiBornova · İzmir