Evet, 2026 yılı itibarıyla iş kazası sonucu doğan maddi ve manevi tazminat talepleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kanunen zorunludur. Bu, bir “dava şartı” olarak kabul edilir ve arabuluculuk süreci tamamlanmadan mahkemeye başvurulması mümkün değildir.
2026 Yılında İş Kazası Sonrası Arabuluculuk Süreci
İş dünyasının en hassas konularından biri olan iş kazaları, hukuki süreçleriyle de hem işçi hem de işveren için karmaşık olabilir. 2020’li yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle birlikte, iş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında “zorunlu arabuluculuk” kurumu getirilmiştir. Bu rehberde, 2026 yılındaki güncel durumu ve süreci detaylıca ele alacağız.
İş Kazalarında Arabuluculuk Neden Zorunlu Hale Geldi?
Arabuluculuğun temel amacı, tarafları mahkeme kapılarında yıllarca süren davalardan kurtarmak ve daha hızlı, daha ekonomik bir çözüm yolu sunmaktır. İş kazası gibi tarafların manevi olarak da yıprandığı durumlarda, uzlaşmacı bir çözüm bulmak yargının yükünü hafifletirken, tarafların da daha çabuk sonuca ulaşmasını sağlar.
Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Giren Talepler
İş kazası sonrası arabuluculuk, aşağıdaki tazminat taleplerini kapsamaktadır:
- Maddi Tazminat: Tedavi giderleri, geçici veya sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan gelir kaybı gibi maddi zararlar.
- Manevi Tazminat: İş kazası nedeniyle çalışanın yaşadığı acı, elem ve keder için talep edilen tazminat.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Ölümle sonuçlanan iş kazalarında, vefat eden çalışanın desteğinden mahrum kalan yakınlarının talep ettiği tazminat.
İş Kazası Arabuluculuk Süreci Adım Adım Nasıl İşler?
Süreç, belirli adımları takip ederek ilerler:
- Başvuru: Davacı taraf (genellikle işçi veya vekili), adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına başvurur.
- Arabulucu Atanması: Sistem üzerinden tarafsız bir arabulucu atanır ve taraflara bilgisi verilir.
- İlk Toplantı: Arabulucu, tarafları ilk toplantıya davet eder. Bu toplantıda süreç hakkında bilgi verilir.
- Müzakere: Taraflar, arabulucu moderatörlüğünde taleplerini ve tekliflerini sunarak müzakere ederler.
- Son Tutanak: Müzakereler sonunda anlaşma sağlanırsa veya sağlanamazsa, durumu belgeleyen bir son tutanak (anlaşma veya anlaşamama tutanağı) imzalanır.
Arabuluculuk Sürecinin Avantajları ve Dezavantajları
Süreci daha net anlamak için aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz:
| Özellik | Avantajı | Dezavantajı |
|---|---|---|
| Süre | Genellikle birkaç hafta içinde sonuçlanır, mahkemelere göre çok daha hızlıdır. | Anlaşma sağlanamazsa dava sürecini bir miktar uzatmış olur. |
| Maliyet | Dava harçları ve uzun vekalet ücretlerine göre daha ekonomiktir. | Anlaşma olmazsa, hem arabuluculuk hem de dava masrafı gündeme gelebilir. |
| Gizlilik | Görüşmeler tamamen gizlidir, mahkeme kayıtları gibi kamuya açık değildir. | Herhangi bir dezavantajı bulunmamaktadır. |
| Kontrol | Taraflar sonucun kontrolünü kendi ellerinde tutarlar, hakim kararına bağlı kalmazlar. | Taraflardan biri kötü niyetliyse süreci uzatabilir. |
Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Eğer taraflar arabuluculuk sürecinde bir uzlaşmaya varamazsa, arabulucu tarafından “anlaşamama son tutanağı” düzenlenir. Davacı taraf, bu tutanağı dava dilekçesine ekleyerek iş mahkemesinde tazminat davası açma hakkına sahip olur. Bu tutanak olmadan dava açılamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Arabuluculuk ücretini kim öder?
Eğer taraflar anlaşırsa, ücret genellikle eşit olarak paylaşılır (aksi kararlaştırılmadıkça). Anlaşma olmazsa, ilk 2 saatlik görüşme ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Sonraki masraflar için kanuni düzenlemeler geçerlidir.
2. Arabuluculuk ne kadar sürer?
İş hukukunda zorunlu arabuluculuk süreci, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren genellikle 3 hafta içinde sonuçlandırılır. Zorunlu hallerde bu süre en fazla 1 hafta daha uzatılabilir.
3. Arabuluculuk anlaşma belgesi mahkeme kararı gibi midir?
Evet. Taraflar ve avukatları tarafından imzalanan arabuluculuk anlaşma belgesi, mahkeme kararı (ilam) niteliğinde bir belgedir. Bu belgeye dayanarak icra takibi yapılabilir ve belgedeki yükümlülükler yerine getirilmelidir.