Konkordato Mühleti Verilen Bir Şirkete Karşı İcra Takibi Başlatılabilir mi?

Konkordato Mühleti Verilen Bir Şirkete Karşı İcra Takibi Başlatılabilir mi?

Konkordato, mali durumu bozulan şirketlerin borçlarını yapılandırarak ticari faaliyetlerini sürdürmesini amaçlayan bir hukuki koruma sürecidir. Bu süreçte mahkeme tarafından geçici veya kesin mühlet kararı verilmesi, borçlu şirket aleyhine yapılabilecek icra takiplerini önemli ölçüde etkiler. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, mahkeme tarafından geçici veya kesin mühlet kararı verilmesiyle birlikte borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur. Bu hüküm, konkordato mühletinin temel koruyucu işlevini ortaya koymaktadır. Mühlet kararının verilmesi, alacaklıların bireysel takip yollarını geçici olarak askıya alarak, şirketin borç yapılandırma planını hazırlaması ve uygulaması için gerekli zamanı ve mali istikrarı sağlamayı hedefler. Bu koruma, şirketin iflas riskini azaltırken, alacaklıların toplu halde daha yüksek oranda alacak tahsili yapabilme ihtimalini de artırmaktadır.

Konkordato Mühleti Kararının İcra Takibine Etkileri Nelerdir?

Konkordato mühleti kararı, borçlu şirket lehine otomatik bir durdurma etkisi yaratır. Bu etki, kararın tebliğ edildiği andan itibaren başlar ve mühlet süresinin sonuna kadar devam eder. Kararın verilmesi, icra daireleri ve diğer ilgili merciler nezdinde doğrudan uygulanır. Alacaklılar, bu süre zarfında borçlu şirket aleyhine yeni bir icra takibi başlatamaz. Mevcut takipler ise, mühlet süresince durdurulur. Bu durdurmanın amacı, şirketin varlıklarının parçalanmasını önlemek ve konkordato planının sağlıklı bir şekilde hazırlanıp uygulanabilmesi için gerekli ortamı oluşturmaktır. Mühlet süresi, mahkeme tarafından belirlenen ve genellikle konkordato planının hazırlanması için makul bir süreyi kapsayan bir zaman dilimidir.

Geçici ve kesin mühlet kararlarının takip üzerindeki genel etkisi

Konkordato talebinin kabul edilmesi ile birlikte mahkeme, öncelikle geçici mühlet kararı verebilir. Bu karar, kesin mühlet kararı verilene kadar geçerli olan bir ön koruma sağlar. Geçici mühletin de kesin mühlet gibi, icra takiplerini durdurucu ve önleyici bir etkisi bulunmaktadır. Kesin mühlet kararı verildiğinde ise, bu koruma daha kapsamlı ve uzun süreli hale gelir. Her iki mühlet türü de, borçlu şirketin tüm malvarlığı üzerinde koruyucu bir kalkan oluşturur. Bu süreçte, şirketin faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato komiseri ile birlikte bir tasfiye planı hazırlaması beklenir. Alacaklılar, ancak konkordato planının reddedilmesi veya mühlet süresinin sona ermesi durumunda, genel hükümlere göre takip yollarına tekrar başvurabilir.

6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerin konkordato mühletindeki durumu

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, kamu alacaklarının tahsili için özel bir takip usulü öngörmektedir. Bu kanun kapsamında yapılan takipler, genel icra takiplerinden farklı bir prosedüre tabidir. Ancak, konkordato mühleti kararının verilmesi, bu özel takip yolunu da kapsayacak şekilde geniş bir durdurma etkisi yaratır. Maliye idaresi veya diğer kamu alacaklıları dahi, konkordato mühleti süresince borçlu şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun hükümlerine dayanarak yeni bir takip başlatamaz. Daha önce başlatılmış olan takipler ise, mühlet süresince durur. Bu düzenleme, kamu alacakları ile özel alacaklar arasında konkordato sürecinde bir eşitlik sağlamayı amaçlar ve şirketin tüm borç yükümlülüklerini kapsayıcı bir çözüm üretilmesine olanak tanır.

Konkordato Sürecinde Hangi Tür İcra Takipleri Durur veya Başlatılamaz?

Konkordato mühleti, borçlu şirket aleyhine yürütülen hemen hemen tüm icra ve takip yollarını askıya alır. Bu askıya alma, hem para borçlarına ilişkin icra takiplerini hem de diğer hukuki yaptırım taleplerini içerebilir. Sürecin temel amacı, şirketin malvarlığının dağıtılmasını önleyerek, alacaklılar topluluğunun menfaatine daha iyi hizmet edecek bir yapılandırma planının uygulanmasına imkan sağlamaktır. Bu kapsamda, genel icra yoluyla takip, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip ve ilamsız icra gibi yaygın takip türleri mühlet süresince başlatılamaz veya durdurulur.

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanabilirliği

Konkordato mühleti süresince, borçlu şirket aleyhine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı alınması da mümkün değildir. İhtiyati tedbir, alacağın teminat altına alınması için başvurulan geçici bir koruma tedbiriyken, ihtiyati haciz borçlunun belirli mallarının satışının önceden engellenmesini amaçlar. Kanun koyucu, konkordato mühletini bu tür tedbirlere karşı da bir koruma olarak düzenlemiştir. Alacaklılar, ne kadar haklı gerekçeleri olursa olsun, mühlet süresince mahkemelerden bu yönde karar çıkartamaz. Bu kuralın istisnası, rehinle temin edilmiş alacaklar için söz konusu olabilir, ancak bu durumda dahi tedbirin uygulanma şartları son derece sınırlıdır ve rehinli malın satışı yine gerçekleştirilemez.

Konkordato Mühletinde Rehinle Temin Edilmiş Alacakların Durumu Nedir?

Konkordato hukukunda, rehinle temin edilmiş alacaklar özel bir statüye sahiptir. Rehin hakkı, alacaklıya, borçlanılan şey üzerinde diğer alacaklılara göre öncelikli bir hak sağlar. Bu nedenle, konkordato mühletinin genel durdurucu etkisi, rehinli alacaklar için kısmen farklı işler. Kanun, rehinle temin edilmiş alacaklar için takip başlatılmasına izin verse de, bu izin belirli bir sınırlamaya tabidir. Bu düzenleme, rehin hakkının doğası gereği sağladığı güvence ile konkordato sürecinin borçluyu koruma amacı arasında bir denge kurmayı hedefler.

Rehinle temin edilmiş alacaklar için takip başlatma imkanı

İcra ve İflas Kanunu, konkordato mühleti süresince, rehinle temin edilmiş alacaklar için icra takibi başlatılmasını mutlak anlamda yasaklamamıştır. Rehinli alacaklı, alacağını temin eden rehinli mal üzerinden, genel hükümlere göre takip işlemlerini başlatabilir. Örneğin, rehinli bir taşınmaz veya taşınır mal için icra dairesine başvuruda bulunulabilir. Ancak, bu başvurunun amacı sadece takip sürecini başlatmakla sınırlı kalır. Rehinli alacaklı, konkordato mühleti devam ettiği sürece, başlatmış olduğu bu takibin bir sonraki aşamasına, yani rehinli malın satış aşamasına geçemez. Satış işlemi, mühlet süresinin sonuna ertelenir.

Rehinli malın satışının konkordato mühletinde neden gerçekleştirilemez?

Rehinli malın satışının konkordato mühleti süresince gerçekleştirilememesinin temel nedeni, konkordato kurumunun nihai amacı ile ilgilidir. Konkordato, şirketin devamını ve borçlarının yeniden yapılandırılmasını sağlamayı hedefler. Rehinli bir malın, özellikle de şirketin temel faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli bir malvarlığı değerinin satışa çıkarılması, bu amacı büyük ölçüde sekteye uğratabilir. Satışın engellenmesi, şirketin üretim veya hizmet kapasitesini korumasına, dolayısıyla konkordato planından beklenen geliri elde etmesine olanak tanır. Ayrıca, rehinli malın satışı, diğer alacaklıların da haklarını etkileyebileceğinden, kanun koyucu bu satışı mühlet sonrasına bırakarak, alacaklılar topluluğunun genel menfaatini gözetmektedir. Rehinli alacaklı, alacağını konkordato planından da talep edebilir ve plan onaylandığı takdirde, alacağı plan hükümlerine göre tahsil edilir.

İzmir Avukat Mertcan Turan
İzmir Avukat Mertcan Turan

İzmir Avukat Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık, 10 yılı aşkın süredir hukukun çeşitli alanlarında müvekkillerimize uzman rehberlik ve destek sağlayan bir hukuk firmasıdır.

Share on whatsapp
Bize Ulaşın
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Bizimle İletişime Geçin

error: İÇERİK KORUNUYOR!!!