Konkordato Talebi Hangi Şartlarda Reddedilir?

Konkordato Talebi Hangi Şartlarda Reddedilir?

Türk İcra ve İflas Kanunu uyarınca konkordato talebinin mahkeme tarafından reddedilmesi, belirli ve somut şartların varlığına bağlıdır. Konkordato talebi; borçlunun mali durumunun dürüstlük kuralı çerçevesinde iyileştirilebilir olmaması, sunulan mali tabloların gerçeği yansıtmaması, konkordato projesinin alacaklılar bakımından uygulanabilir görülmemesi veya borçlunun kötü niyetli olduğunun anlaşılması hâllerinde mahkeme tarafından reddedilir. Bu red sebepleri, hem borçlunun mali durumunun gerçekliğini hem de projenin alacaklılar lehine olup olmadığını değerlendirmeyi amaçlar. Ayrıca, konkordatonun alacaklıları zarara uğratma amacı taşıdığına dair güçlü emareler bulunması da ret sebebi olarak kabul edilmektedir. Bu makalede, konkordato talebinin reddedilmesine yol açan bu temel şartlar detaylı olarak incelenecektir.

Konkordato Talebinin Reddedilmesine Yol Açan Mali ve Finansal Şartlar

Konkordato, borçlunun iflasını önlemek ve alacaklılara ödemelerini belirli bir plan dahilinde yapabilmesini sağlamak amacıyla düzenlenen bir anlaşmadır. Bu nedenle, talebin kabul edilmesi için öncelikle borçlunun mali durumunun böyle bir anlaşmaya elverişli olması gerekir. Mahkeme, borçlunun sunduğu mali verileri titizlikle inceler. İncelemenin amacı, borçlunun gerçekten geçici bir mali sıkıntı içinde olup olmadığını ve konkordato ile bu sıkıntının aşılıp aşılamayacağını tespit etmektir. Borçlunun mali durumunun tamamen çıkmazda olduğu ve hiçbir şekilde iyileştirme umudu bulunmadığı durumlarda, konkordato talebi anlamsız hale gelir. Bu durumda mahkeme, konkordato yerine iflas yoluna gidilmesinin daha uygun olacağına karar verebilir. Mali durumun değerlendirilmesi, borçlunun aktif ve pasiflerinin gerçekçi bir şekilde ortaya konmasını gerektirir.

Borçlunun mali durumunun dürüstlük kuralı çerçevesinde iyileştirilemez olması

Dürüstlük kuralı, borçlunun mali durumunu olduğundan daha kötü veya daha iyi göstermemesini, gerçekçi ve tarafsız veriler sunmasını ifade eder. Mahkeme, borçlunun sunduğu bilanço, gelir tablosu ve diğer mali belgeleri incelerken, bu belgelerin dürüstlük kuralına uygun olup olmadığını değerlendirir. Eğer borçlunun mali durumu, sunulan belgelere rağmen, dürüstlük kuralı çerçevesinde iyileştirilemeyecek kadar kötüyse, konkordato talebinin reddedilmesi söz konusu olabilir. Örneğin, borçlunun borçlarının, varlıklarının kat kat üzerinde olması ve gelecekte gelir elde etme imkanının bulunmaması, iyileştirme umudunu ortadan kaldırır. Bu durumda mahkeme, konkordatonun alacaklılar için bir fayda sağlamayacağını düşünerek talebi reddedebilir.

Sunulan mali tabloların gerçeği yansıtmaması durumu

Konkordato talebinin dayanağını oluşturan mali tabloların gerçeği yansıtması esastır. Mahkeme, bu tablolarda tespit edeceği yanlışlıklar, eksiklikler veya kasıtlı saptırmalar karşısında konkordato talebini reddetme yetkisine sahiptir. Mali tabloların gerçeği yansıtmaması, borçlunun varlıklarını olduğundan az, borçlarını ise olduğundan fazla göstermesi şeklinde olabileceği gibi, gelirlerin abartılması veya giderlerin gizlenmesi şeklinde de ortaya çıkabilir. Bu tür durumlar, borçlunun mali durumu hakkında mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığı izlenimini uyandırır. Mahkeme, mali tabloların güvenilir olmadığını tespit ettiğinde, konkordato projesinin sağlıklı bir temele dayanmadığı sonucuna varır ve bu nedenle talebi reddeder. Bu red, hukuki güvenliğin ve alacaklıların haklarının korunması açısından önemlidir.

Konkordato Projesinin Uygulanabilirliğine İlişkin Red Sebepleri

Konkordato, sadece bir borç ertelemesi veya indirimi değil, aynı zamanda borçlunun gelecekteki ödeme gücünü gösteren bir taahhütler bütünüdür. Bu taahhütlerin gerçekçi ve uygulanabilir olması gerekir. Mahkeme, konkordato projesini incelerken, projenin borçlunun mali kapasitesiyle uyumlu olup olmadığına bakar. Proje, borçlunun öngörülebilir gelirleriyle karşılanamayacak taahhütler içeriyorsa, bu durum projenin uygulanamaz olduğunu gösterir. Ayrıca, projenin alacaklıların çoğunluğu tarafından kabul edilmemesi de mahkemenin ret kararı vermesinde etkili olabilir. Uygulanabilirlik değerlendirmesi, sadece rakamsal hesaplamalarla sınırlı kalmaz; borçlunun sektördeki konumu, piyasa koşulları ve ekonomik beklentiler de dikkate alınır.

Alacaklılar bakımından konkordato projesinin uygulanabilir görülmemesi

Konkordato projesinin kabul edilmesi için, projenin alacaklılar bakımından makul ve kabul edilebilir olması gerekir. Mahkeme, projeyi alacaklıların menfaatleri açısından değerlendirir. Eğer proje, alacaklılara, iflas halinde alabilecekleri paydan daha az bir ödeme öngörüyorsa veya ödeme planı aşırı derecede uzun ve belirsizse, projenin alacaklılar bakımından uygulanabilir olmadığı sonucuna varılabilir. Ayrıca, projede yer alan teminatların yetersiz olması veya borçlunun projede öngörülen ödemeleri yapma ihtimalinin düşük olması da uygulanabilirliği zedeleyen unsurlardır. Mahkeme, bu tür durumlarda, konkordato yerine iflas yoluyla alacaklıların daha iyi korunabileceğine kanaat getirerek talebi reddedebilir.

Borçlunun Kötü Niyeti ve Hukuka Aykırı Amaçların Tespiti

Konkordato kurumu, dürüst borçlulara yeniden yapılanma fırsatı sunarken, kötü niyetli kullanımlara karşı da koruma sağlamayı amaçlar. Bu nedenle, borçlunun niyeti, talebin değerlendirilmesinde kritik bir rol oynar. Mahkeme, borçlunun konkordato talebini sunarken kötü niyetli olup olmadığını araştırır. Kötü niyet, borçlunun alacaklılarını aldatmaya, mallarını kaçırmaya veya haksız bir menfaat elde etmeye yönelik davranışlarını ifade eder. Eğer borçlunun daha önce benzer davranışları varsa veya konkordato sürecini kasıtlı olarak suiistimal ettiğine dair deliller bulunuyorsa, mahkeme talebi reddetme eğiliminde olur. Kötü niyetin tespiti, somut olayın koşullarına ve sunulan delillere bağlıdır.

Borçlunun kötü niyetli olduğunun mahkemece anlaşılması

Borçlunun kötü niyetli olduğunun anlaşılması, konkordato talebinin reddi için başlı başına bir sebeptir. Kötü niyet, çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin, borçlunun konkordato talebinden kısa bir süre önce önemli varlıklarını devretmesi, borçlarını artırması veya mali tablolarında kasıtlı olarak yanıltıcı bilgiler vermesi kötü niyet göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, borçlunun daha önce konkordato talebinde bulunmuş ve bu talebi kötüye kullanmış olması da mahkemenin olumsuz kanaat oluşturmasına neden olur. Mahkeme, bu tür davranışları tespit ettiğinde, borçlunun dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğine ve konkordato kurumunu amacı dışında kullanmaya çalıştığına hükmeder. Bu durumda, konkordato talebinin reddedilmesi kaçınılmazdır.

Alacaklıları zarara uğratma amacı taşıdığına dair güçlü emarelerin varlığı

Konkordato talebinin reddi için bir diğer önemli sebep, talebin alacaklıları zarara uğratma amacı taşıdığına dair güçlü emarelerin bulunmasıdır. Bu emareler, borçlunun davranışlarından, işlemlerinden veya mali durumunun sunuluş şeklinden anlaşılabilir. Örneğin, borçlunun, konkordato sürecini başlatmadan hemen önce, bazı alacaklılara imtiyazlı ödemeler yapması veya kendi yakınlarına yönelik hukuka aykırı işlemlerde bulunması, zarar verme amacının göstergesi olarak kabul edilir. Ayrıca, borçlunun konkordato projesini, alacaklıların haklarını hiçe sayacak şekilde düzenlemesi de bu kapsamda değerlendirilir. Mahkeme, bu tür emareleri tespit ettiğinde, konkordato talebinin hukuki amacından saptığını ve alacaklıların korunması gerektiğini düşünerek talebi reddeder. Bu red, hukuk sisteminin kötü niyeti cezalandırma ve dürüst alacaklıları koruma işlevinin bir gereğidir.

İzmir Avukat Mertcan Turan
İzmir Avukat Mertcan Turan

İzmir Avukat Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık, 10 yılı aşkın süredir hukukun çeşitli alanlarında müvekkillerimize uzman rehberlik ve destek sağlayan bir hukuk firmasıdır.

Share on whatsapp
Bize Ulaşın
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Bizimle İletişime Geçin

error: İÇERİK KORUNUYOR!!!