İşçi Alacakları İçin Doğrudan Dava Açılabilir Mi?
İş hukuku uyuşmazlıklarında, işçi veya işveren tarafından ileri sürülen belirli alacak ve tazminat talepleri için mahkemeye başvurmadan önce izlenmesi gereken yasal bir prosedür bulunmaktadır. Buna göre, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması bir dava şartıdır. Bu kural, yargı sisteminin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafların daha hızlı ve barışçıl bir çözüme ulaşmasını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Dolayısıyla, bu tür talepler için arabuluculuk sürecini tamamlamadan doğrudan dava açmak, davanın esasına girilmeden usul yönünden reddedilmesine neden olacaktır.
İş Hukukunda Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Nedir ve Hangi Alacakları Kapsar?
Dava şartı olarak arabuluculuk, kanunla belirlenmiş olan uyuşmazlık türlerinde, tarafların dava açmadan önce bir arabulucu yardımıyla anlaşmaya çalışmalarını zorunlu kılan hukuki bir düzenlemedir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile iş hukukuna giren bu kurum, tarafların mahkeme sürecinin getireceği zaman ve maliyet kaybı olmaksızın çözüm bulmalarını hedefler. Arabuluculuk süreci, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olan arabulucunun yönetiminde, gönüllülük ve gizlilik esasına dayalı olarak yürütülür. Ancak kanunun zorunlu tuttuğu hallerde bu sürece başvurmak, davanın görülebilmesi için bir ön koşul haline gelmektedir.
Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Giren İşçi Alacak Kalemleri
İşçi ve işveren arasındaki bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan birçok alacak ve tazminat talebi, zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Bu kapsamda yer alan başlıca talepler; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, sendikal tazminat, fazla çalışma (mesai) ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, yıllık izin ücreti ve ücret alacağı gibi kalemlerdir. Ayrıca, işe iade talebiyle açılacak davalarda da öncelikle arabuluculuğa başvurulması yasal bir gerekliliktir.
Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan İstisnai Durumlar
Bununla birlikte, tüm iş hukuku uyuşmazlıkları zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları, dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Bu tür davalar için taraflar, arabuluculuk sürecine başvurmaksızın doğrudan yetkili iş mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir. Bu istisnanın temel nedeni, söz konusu davaların niteliği ve kamu düzeniyle olan yakın ilişkisidir.
Arabuluculuk Süreci Başlatılmadan Dava Açmanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Kanunun arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngördüğü durumlarda, bu şart yerine getirilmeden bir dava açılırsa, mahkeme tarafından herhangi bir esasa yönelik inceleme yapılmaz. Mahkeme, dava dilekçesini ve eklerini inceleyerek arabuluculuk şartının yerine getirilip getirilmediğini re’sen (kendiliğinden) kontrol eder. Eğer arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı ve son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği tespit edilirse, davanın usulden reddine karar verilir.
Davanın Usulden Reddi Kararı ve Yargılama Giderleri
Davanın usulden reddi kararı, davanın esastan reddedilmesi anlamına gelmez. Bu karar, yalnızca dava açmak için gerekli olan bir prosedürün eksik olduğu anlamına gelir. Davacı, bu ret kararının ardından arabuluculuk sürecini tamamlayarak ve anlaşamama durumunda son tutanağı alarak davasını yeniden açabilir. Ancak, usulden ret durumunda davacının, karşı tarafın vekalet ücreti ve yapılan bazı yargılama giderlerini ödemesi gündeme gelebilir. Bu durum, hem zaman kaybına hem de ek maliyetlere yol açmaktadır.
İşçi Alacakları İçin Arabuluculuk Başvurusu ve Sürecin İşleyişi Nasıl Olur?
Arabuluculuk süreci, yetkili arabuluculuk bürosuna yapılan bir başvuru ile başlar. Başvuru, uyuşmazlığın karşı tarafının veya işin yapıldığı yerin bağlı olduğu adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Başvurunun ardından büro tarafından sicile kayıtlı bir arabulucu görevlendirilir. Arabulucu, taraflarla iletişime geçerek bir toplantı tarihi belirler ve tarafları müzakere sürecine davet eder. Süreç gizlilik içinde yürütülür ve tarafların kendi çözümlerini bulmaları teşvik edilir.
Yetkili Arabuluculuk Bürosuna Başvuru ve Süreler
Başvuru, adliyelerde bulunan arabuluculuk bürolarına bir dilekçe ile yapılır. Başvurucu, uyuşmazlığın taraflarını, konusunu ve taleplerini özetleyen bilgileri sunar. Arabuluculuk süreci, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren genellikle üç hafta içinde tamamlanır. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta daha uzatılabilir. Tarafların sürece katılımı, çözüm olasılığını artırmaktadır.
Arabuluculuk Sonuç Tutanağının Hukuki Niteliği ve Etkileri
Müzakereler sonucunda taraflar anlaşmaya varırsa, bu durumu belgeleyen bir “Anlaşma Tutanağı” düzenlenir. Bu tutanak, ilam niteliğinde belge sayılır ve mahkeme kararı gibi icra edilebilir. Taraflar anlaşamazsa, sürecin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirten bir “Anlaşamama Son Tutanağı” hazırlanır. İşte bu son tutanak, dava açılabilmesi için gerekli olan belgedir. Davacı, dava dilekçesine bu tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini eklemek zorundadır.